Basın Açıklamaları

TMMOB`ye bağlı odalar, İnşaat Mühendisleri Odası`na yapılan saldırı üzerine 1 Ağustos 2012 tarihinde bir açıklama yaptı.

İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODAMIZA YAPILAN ÇİRKİN SALDIRIYI TARAFIMIZA YAPILMIŞ SAYIYOR VE KINIYORUZ.

01.08.2012 tarihinde (bugün) sabah saat 07.00 civarında İnşaat Mühendisleri Odası hizmet binasına bir grup tarafından zorla girilmiş, merdiven ve asansör kullanımı engellenmiş, binanın 8. Katı maddi hasar verilerek kullanılamaz hale getirilmiştir.

Bugün yaşanan olay bir süredir kasıtlı olarak devam ettirilmekte olan Odalarımıza yönelik saldırıların fiziki şiddete dönüşmesinin bir göstergesidir. İnşaat Mühendisleri Odamıza yapılan bu çirkin saldırıyı tarafımıza yapılmış sayıyor ve kınıyoruz.

Emekten ve halktan yana çalışmalarla bilimi ve tekniği halkımızın hizmetine sunan TMMOB‘ye bağlı Odalar olarak bu saldırılara prim vermeyeceğimizi bir kez daha kamuoyuyla paylaşıyoruz.

Çevre Mühendisleri Odası
Elektrik Mühendisleri Odası
Fizik Mühendisleri Odası
Gemi Makine İşletme Mühendisleri Odası
Gıda Mühendisleri Odası
Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası
İçmimarlar Odası
Jeofizik Mühendisleri Odası
Jeoloji Mühendisleri Odası
Kimya Mühendisleri Odası
Maden Mühendisleri Odası
Makina Mühendisleri Odası
Metalurji Mühendisleri Odası
Meteoroloji Mühendisleri Odası
Mimarlar Odası
Petrol Mühendisleri Odası
Peyzaj Mimarları Odası
Şehir Plancıları Odası
Tekstil Mühendisleri Odası
Ziraat Mühendisleri Odası

Bugün gazetesinde 4 gündür TMMOB`ye ve bağlı odalarına saldırı niteliğinde ve kamuoyunu yanlış bilgilendirmeye yönelik yayınlanan haberler üzerine TMMOB`ye bağlı 22 oda 10 Mayıs 2012 tarihinde bir basın toplantısı düzenledi. 22 odanın imza attığı metni TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı okudu.

TOPLUMSAL YAŞAMIN BİLİMSEL-TEKNİK ÖLÇÜTLERE GÖRE DÜZENLENMESİNİ SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ.

1954 yılında 6235 Sayılı Yasa ile kurulan ve 23 Odanın üst birliği olan TMMOB, kökleri 1900‘lü yılların başına dayanan bir örgütlenme ve mücadele geleneğinin ürünüdür. TMMOB ve bağlı Odaları, bir yandan meslek-meslektaş haklarını koruyup geliştirirken, diğer yandan bilimsel-teknik mesleki bilgi birikimini ve örgütsel gücünü kamu ve toplum yararına sunmak için faaliyet yürüten ve yasal dayanağını Anayasa‘nın 123, 124, 135. maddelerinden alan kamu kurumu niteliğinde, kamu tüzel kişiliğine sahip meslek kuruluşlarıdır ve yerinden yönetim esasına dayanırlar.

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, Bugün gazetesinde 7 ve 8 Mayıs 2012 tarihlerinde yayımlanan haberler üzerine 8 Mayıs 2012 tarihinde bir basın açıklaması yaptı.

BUGÜN GAZETESİ TMMOB HAKKINDA YAPTIĞI YALAN VE GERÇEK DIŞI HABERLE HANGİ PROVOKASYONUN PEŞİNDE?

7 Mayıs 2012 tarihli Bugün gazetesinde "Odalara da Reform Şart" başlığı, yine gazetenin bugun.com.tr internet sitesinde "Meslek Odalarında Denetimsiz Saltanat" başlığı ile Birliğimizi ve bağlı odalarımızı gerçek dışı mesnetsiz şekilde suçlayan ve yalanla dolu bir haber yayımlanmıştır. Gazete 8 Mayıs 2012 tarihli nüshasında da benzer içerikli yayınını sürdürmüştür.

Bergama‘daki altın arama ve çıkarma faaliyetleri nedeniyle davalık olduğumuz Koza Grubunun sahibi olduğu Bugün gazetesinde bu tür haberlerin yayınlanması bizim açımızdan çok da şaşırtıcı olmamıştır.

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, TBMM’den 18 Nisan 2012 tarihinde geçen, 2B kanunu olarak bilinen “Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun” üzerine 20 Nisan 2012 tarihinde bir basın toplantısı düzenleyerek, Cumhurbaşkanı ve TBMM’ye seslendi: “Meslek örgütlerini, bilim insanlarını görmezden gelerek hazırlanan, ülkemizin doğal zenginliklerinin onarılamayacak biçimde zarar görmesine, talanına yol açacak bu kanunu TBMM’ne geri gönderin” çağrısıyla düzenlenen basın toplantısına TMMOB Yönetim Kurulu Üyeleri ve Oda Başkanları da destek verdi.

" Despotizmin finanse edilmesi yasalaştırılmaya çalışılıyor. 2B ve Kentsel Dönüşüm Yasası ele alındığında, kentin ve ülkenin değerlerini yok etmeye yönelik bir stratejiyle karşılaşıyoruz. Buna karşın tek güç, demokratik, örgütsel gücümüzdür. " denilen toplantıya;

H. Gürel Demirel (TMMOB), Ayşegül Oruçkaptan (TMMOB), N. Hakan Genç (TMMOB), Dündar Çağlan (JMO YK Bşk.), Mehmet Besleme (KMO YK Bşk.), Mehmet Torun (MadenMO YK Bşk.), Yunus Yener (MMO Genel Sekreteri), Kaya Özeren (Metalurji MO YK 2. Bşk.), Eyüp Muhcu (MO YK Bşk.), Necip Mutlu (MO Genel Sekreteri), Ozan Yılmaz (PeyzajMO YK Bşk.), Semiha Demirbaş Çağlayan (PeyzajMO YK Üyesi), Necati Uyar(ŞPO YK Bşk), Hüseyin G. Çankaya (ŞPO Genel Sekreter), Orhan Sarıaltun (ŞPO YK Üyesi) ve Turhan Tuncer (ZMO YK Bşk.) katıldı.

Jeoloji Mühendisleri Odası, Kimya Mühendisleri Odası, Maden Mühendisleri Odası ve Metalurji Mühendisleri Odası, Bor madeni ile ilgili yasa değişikliğine ilişkin 20 Nisan 2012 tarihinde bir basın toplantısı düzenleyerek açıklama yaptılar.

Çeşitli sendikaların da katılımıyla gerçekleşen toplantıda basın metnini Maden Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Torun okudu. Basın metni şöyle:

BORLA İLGİLİ YASA DEĞİŞİKLİĞİ KİME HİZMET EDECEK ?


Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca hazırlanan ve Bakanlar Kurulu tarafından imzalanarak 5 Mart 2012 tarihinde Başbakanlığa iletilen "Bor Tuzları, Trona ve Asfaltit Madenleri ile Nükleer Enerji Hammaddelerinin İşletilmesini, Linyit ve Demir Sahalarının Bazılarının İadesini Düzenleyen Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı" Başbakan‘ın imzasıyla, 20 Mart 2012 tarihinde B.02.0.KKG.0.10/101 - 487/1319 sayılı yazıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı‘na gönderilmiştir.

16 Mart 1978 Perşembe sabahı İstanbul Üniversitesi Merkez Binası'ndan çıkan gruba Eczacılık Fakültesi önünde bombalı ve silahlı saldırı sonucunda 7 öğrenci ölmüş, 41 öğrenci de yaralanmıştır.

16 mart katliamı; Çorum, Maraş katliamlarının, üniversite gençliğinin ve aydınların katledilmesinin, Türkiye'nin karanlık günlere çekilmesinin ve toplu katliamların başlangıcı olmuştur.

16 mart katliamının sorumluları yargılanmak bir yana bugün en üst düzeyde emniyet görevlileri olarak çalışmaktadır. O günlerdeki görevde bulunan ilgili bürokrat ve emniyet görevlileri açığa alınmalıdır. Karanlığın içindeki yazışmalar ve zaman aşımı uydurmalarıyla halkın gözüne çekilmiş perde kaldırılmalıdır.

Saman altından su yürütmek iktidara yetmedi. Yasal düzenlemeyle borlar özelleştiriliyor.

2840 sayılı yasa borların işletmesinin devlet eliyle yapılmasını düzenlemektedir. Oysa yasada yapılacak değişiklikle, borların özel sektör tarafından işletilmesi sağlanacaktır.

İktidarın Bakanlar Kuruluna imzaya sunduğu tasarının gerekçesinde "2840 sayılı kanunun 2. Maddesinde yer alan " Devlet eliyle işletme" kavramından ne anlaşılması gerektiği konusunda tartışmalar yaşanmaya başlanması ve farklı görüşlerin ortaya çıkması sonucu çok önemli yer altı zenginliklerimizden olan kanun kapsamındaki madenlerden beklenen gelirin sağlanamaması riski ortaya çıkmıştır." denilmektedir.

155 sene önce New York'da bir tekstil fabrikasında çalışan kadın işçilerin istediği sadece daha iyi koşullarda çalışabilmekti. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesinin ardından çıkan yangında 129 işçi hayatını kaybetti. 1910 yılında Clara Zetkin'in önergesiyle 8 Mart günü ölen işçilerin anma günü olarak kabul edildi.

Seneler sonra yine 8 Mart'ta hayatını kaybeden işçileri anmak, yoksulluğa, güvencesizliğe, savaşa, kadın cinayetlerine, cinsiyetçiliğe, erkek egemenliğine, yok sayılmaya, ayrımcılığa karşı örgütlenmek ve özgürleşmek için meydanlarda olacağız.

Kütahya’da Eti Gümüş A.Ş. tarafından işletilen gümüş madeni işletmesinde korkulan olmuştur. Daha büyük felaketleri beklemeye gerek yoktur. Sağlıklı bir çevrede yaşama hakkımızın korunması, daha büyük felaketlerin yaşanmaması için bir kez daha uyarıyoruz. Kütahya Gümüşköy’de bulunan Eti Gümüş’e ait gümüş madeni işletmesi derhal kapatılmalıdır.

Hopa, Tortum, Gerze, Ulukışla, Pazarcık, Dersim, Çine, Yuvarlakçay başta olmak üzere Türkiye genelinde Anayasal yurttaşlık görevlerinin gereği olarak çevre hakkını savundukları için yöre yurttaşları hakkında dava ve soruşturmalar açılmaktadır. Prof.Dr.Onur Hamzaoğlu gibi dürüst bilim insanları, kamuoyuna yaşanan çevre sorunları konusunda açıklama yaptıkları ve gerçekleri anlattıkları için soruşturmaya uğramaktadır. Ama Kütahya’da yaşanan felaketin asıl sorumluları olan başta dönemin Çevre ve Orman Bakanı, Sağlık Bakanı ve Kütahya Valisi olmak üzere sorumlu kamu yöneticileri hakkında halen tek bir dava açılmamıştır.

Türkiye'de son bir yılda çevre direnişlerine karşı gerçekleştirilen yüzlerce gözaltı ve tutuklamayla, verilen idari para cezalarıyla birlikte, binlerce çevre direnişçisi hakkında soruşturma ve ceza davaları açıldı. Yaşamını, toprağını, suyunu savunanlar hakkında her fırsatta yeni davalar ve soruşturmalar açılırken Bergama'da 2005 yılında çevrecilere karşı taşlı, sopalı saldırıyı organize eden ve bizzat yöneten Koza Altın Şirketinin patronu Akın İpek ve diğer şirket yetkilileri hakkında açılan davalarda usul eksiklikleri bitmek bilmiyor.