Basın Açıklamaları

SEKTÖRÜMÜZDE EMEKÇİ KIYIMI İSTEMİYORUZ.

Gündemin çok yoğun olduğu dönemlerdeyiz yine. Ama halkın ve emekçilerin sorunlarının gündem olmadığı, olamadığı gerçeği değişmiyor.

Savaş, bayram, üniversiteler, demokrasi paketi derken halkın ve emekçilerin yoksulluğu giderek artıyor. Özellikle sektörümüzde son günlerde yaşanan işten çıkarmalar; bir kez daha bu ülkede demokratik hakların sadece lafta var olduğunu gösterdi.

Yıllardır bir yandan sahte demokrasi paketleri hazırlanırken, öte yandan işkolu düzenlemeleri, yetki prosedürleri vb. yöntemlerle sendikal mücadele engellenirken, işveren artık sendikalaşma çabalarına da tahammül edemiyor. En doğal hakkı olan örgütlenme hakkını kullanmak isteyen çalışanlar işten çıkartılıyor.

Ayrıca son günlerde gündeme getirilen sözde "kıdem tazminatlarının güvence altına alınmasını" öngören hazırlıklarla da çalışanların kıdem tazminatı hakkı da gasp edilmek istenmekte. Yaklaşık 12 milyon çalışanı ilgilendiren kıdem tazminatı mevcut haliyle her yıl için bir maaş üzerinden hesaplanıp, işveren tarafından ödenirken; tasarıda öngörülen her yıl için 13 gün tepkiler sonucu 20 güne çıkartıldı ve işverenin ödeme sorumluluğu fona devredildi. Üstelik işverenin bugüne dek olan kazanılmış kıdem tazminatı hakkını nasıl ödeyeceğine ilişkin bir açıklık yok.

Devamını oku...

TMMOB TÜM SALDIRILARA KARŞIN TOPLUMSAL VE MESLEKİ YARARI SAVUNMAK İÇİN MÜCADELEYE DEVAM EDECEKTİR.

TMMOB`ye bağlı Odalar 9 Kasım 2013 tarihinde bir basın açıklaması yaptı. Basın açıklaması metni şöyle:

TMMOB TÜM SALDIRILARA KARŞIN TOPLUMSAL VE MESLEKİ YARARI SAVUNMAK İÇİN MÜCADELEYE DEVAM EDECEKTİR.

AKP`nin "ustalık" döneminde Türkiye, toplumsal yaşamda, kamu yönetiminde, kamusal görev ve işbölümü paylaşımında, kamu açısından hayati önem taşıyan kurumlarda ve meslek alanlarında köklü değişiklilikler yaşıyor. Kentler, akarsular, yeşil alanlar, kamusal yatırımlar, çalışma yaşamı, eğitim, sağlık, yargı ve benzeri alanlar, değişen ekonomik-siyasal-kültürel tercihlere bağlı ve bir bütün olarak gerici, neoliberal temelde düzenlenmektedir.

Kuruldukları günden bu yana iktidarların karar ve tasarruflarını toplumsal yarar ve mesleki fayda süzgecinden geçiren, mesleki-bilimsel doğruları dayanak alarak muhalif tavrını ülkenin en karanlık dönemlerinde bile sergilemekten geri durmayan TMMOB ve bağlı Meslek Odaları, AKP iktidarının topyekûn saldırı dalgasının önde gelen hedeflerinden biridir.

Devamını oku...

ŞİMDİ GEZİ ODTÜ'DÜR

Önce ODTÜ'deki binaların "kaçak" olduğunu iddia etti İ. Melih. Anında yanıtını aldı.

Sonra Eymir gölüne taktı. Orada müthiş bir rant vardı. Yine tutturamadı.

Şimdi ODTÜ ormanından yol geçirmek istiyor.

ODTÜ'lülerin 50 yıl önce elleriyle diktikleri, yıllar içinde orman halini almış, Ankara'nın belki de bu büyüklükte tek yeşil alanını yok etmek istiyor.

Yol bahane. Herkes biliyor. Bu iktidar özgürlüğe ve bilime düşman. ODTÜ'nün akademik alanda evrensel onurumuz olması bile ilgilendirmiyor onu.

Devamını oku...

İKTİDAR İNSANLARIN YAŞAMIYLA OYNAMAYA DEVAM EDİYOR.

14.06.2013 tarihinde 20 AKP Milletvekili tarafından TBMM Başkanlığına "Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi" sunuldu. Arkasından basında işveren temsilcilerinin 6331 sayılı yasanın uygulamasının erteleneceği açıklamaları yer aldı.

Bilindiği gibi yıllarca iş kazaları sonucu Organize Sanayi Bölgelerinde, maden ocaklarında, tersanelerde, iş yaşamının olduğu hemen her yerde yüzlerce işçi ne yazık ki toplu bir şekilde hayatını kaybetmesi sonucu oluşan tepkilerle 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası çıkartılmış ve 30.06.2012 tarihinde Resmi Gazete` de yayımlanmıştır ve 30.12.2012 tarihinden bu yana da yürürlüktedir. Yasada işyerleri, Az Tehlikeli, Tehlikeli, Çok Tehlikeli olarak üç grupta toplanmaktadır. Tehlikeli ve Çok Tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde çalışan sayısına bakılmaksızın, 01.07.2013 tarihinden itibaren; Az Tehlikeli Sınıfta yer alan işyerlerinde de yine çalışan sayısına bakılmaksızın 01.07.2014 tarihinden itibaren iş güvenliği uzmanı çalıştırılması zorunluluğu getirilmiştir.

Devamını oku...

YÖK MÜHENDİSLİK DAĞITIYOR!

Siyasal iktidar 10 yıldır toplumu kendi inanç ve anlayışları doğrultusunda yeniden dizayn etme çabalarına bir yenisini ekliyor. Ülkemizde sürekli olarak nitelikli ara eleman ihtiyacına vurgu yapılırken; bir yandan bunları yetiştirecek teknik öğretmenlerin yetiştiği teknik eğitim fakülteleri kapatıyor, bir yandan da teknik öğretmenlere toptan mühendis diploması vermek istiyor.

Bilim, teknoloji, araştırma-geliştirmede yaşanan hızlı gelişimin aksine, toplumsal gelişimin dinamik gücü olan mühendislik öğretimi ve uygulamalarında zaten açık bir gerileme yaşanmaktadır. Üniversiteler hızla çoğalırken hem düzey düşmekte hem de piyasaya endekslenerek mühendislik hizmetleri ve öğretimi ticarileşmektedir. Mühendislik eğitim-öğretimi ve uygulamalarının bilimsel teknik içeriği ile kamusal, toplumsal hizmet niteliğine büyük darbeler indirilmiştir.

Son on yılda altyapı ve akademisyen eksikliğine bakılmaksızın açılan üniversitelere gençleri doldurarak işsizlik rakamlarını sözde düşürenler, mühendis sayısını da artırarak nitelikli işgücünü ucuz emek sömürüsüne maruz bırakmaktadır.

Devamını oku...

TARİH PROVOKATÖRLERİ AFFETMEYECEKTİR

Tüm ülkeyi saran, dünyanın dört bir yanından ses getiren Gezi parkı direnişinin başlangıcında yine bildik söylem vardı; bunlar marjinal gruplar.
İsyan büyüyüp kitleselleşince bir ek yapıldı; provokatörler var. Masum insanları devlete karşı kışkırtıyorlar! Bu da tutmadı.
Direniş büyüdü, kitleleri kucakladı. Her renkten, her dinden, her meslekten genç yaşlı, kadın erkek sokaklardaydı. Yıllarca egemenlerin toplumu türk-kürt, alevi-sünni, müslüman-ateist vb. diyerek bölüp parçalama çabalarına karşı "insanca" bir karşı çıkış oldu GEZİ.
İnsana, doğaya ve geleceğimize sahip çıkan barışçıl bir karşı çıkış.

Ülkemiz toplumsal meşruiyeti olan, en temel insani talepler doğrultusunda kendiliğinden örgütlenmiş bir hareketin devinimini yaşarken başbakanın kasımpaşalı edasıyla sesi geldi;
"Çapulcular, anladığınız dilden konuşurum"

Devamını oku...

TMMOB TÜM KARALAMA VE İFTİRALARA KARŞI HALK İÇİN MÜCADELESİNE DEVAM EDİYOR.

AKP iktidarının Taksim Gezi parkına Topçu kışlası yapma hevesi ve parktaki direnişçilere kolluk kuvvetleriyle saldırmasıyla ortaya çıkan direniş çok kısa zaman içerisinde siyasal iktidarın politikalarına karşı bütün ülkeyi saran halkın meşru bir hak arayışına dönüşmüştür.

Türk Mühendis Mimar Odaları Birliği olarak bu süreçte halkın meşru ve yaratıcı direnişine "AKP Elini Taksim'den, Gezi Parkı`ndan, Doğamızdan ve Yaşam Alanlarımızdan Çek!", "TMMOB, Yaşatılanlara Karşı İtirazım Var Diyerek Sokakları ve Meydanları Özgürleştirenler ile Omuz Omuzadır!" diyerek destek oldu. Özellikle İstanbul`daki direnişin ve Taksim Dayanışmasının başından beri içinde ve merkezinde yerini aldı.

Devamını oku...

HALK, AKP FAŞİZMİNE DUR DEDİ

Şimdi gerçekleri görme zamanı.

Şimdi halka uygulanan polis terörünü hemen durdurma zamanı.

Bu hunharca saldırıyı durdurun.

Unutmayın tarih halkına zulmeden diktatörlerin hazin sonu ile doludur.

Ülkemiz tarihine not düşüldü bir kez daha.
Bir kez daha diktatörlere, dayatmacılara, yağmacılara, emperyalizmin uşaklarına boyun eğmeyeceğini gösterdi Türkiye.

Ordusundan, yargısına, ilkokulundan üniversitelerine dek tüm toplumun yeniden düzenlenmesinin, kaç çocuk yapacağından, içkisinden sigarasına yaşam tarzına karışılmasının yarattığı gerilim sonucu gezi parkı bardağı taşırmıştır.

Devamını oku...

TAKSİM 1 MAYIS'TIR.

Tüm dünyada şenliklerle kutlanan 1 Mayıs işçi bayramı bir kez daha devlet tarafından terörize edilerek tarihin sayfalarında yerini aldı…

Günler öncesinden Taksim Meydanı'nda alınan güvenlik önlemleri ve 1 Mayıs korkusu nedeniyle İstanbul kocaman bir hapishane haline getirildi. İstanbul'da olağanüstü hal ve fiili sıkıyönetim uygulandı. Bir kez daha açığa çıkmıştır ki, Taksim yasağı teknik değil siyasi bir yasaktır.

Mitinge katılanların güvenliklerinin düşünüldüğü gerekçesiyle Taksim 1 Mayıs'ına hayır diyenler, 1 Mayıs günü binlerce kişinin biber gazı ile mağdur olmasına, onlarca kişinin yaralanmasına, 1 kişinin gözünü kaybetmesine, 2 kişinin yoğun bakımda hayata tutunmaya çalışmasına neden oldular.

Devamını oku...

ESKİŞEHİR OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİNDE ÖZEL GÜVEN(SİZ)LİK TERÖRÜ

Dün 11.03.2013 öğle saatlerinde Eskişehir Osmangazi Üniversitesi öğrencileri yemek fiyatlarına yapılan zammı protesto ederek yemek yemeyip, aralarında topladıkları para ile sandviç alarak paylaşmak isteyince özel güven(siz)lik görevlileri tarafından saldırıya uğradılar.

Öğrencilerin kalitesiz ve pahalı yemeklere karşı protestosu geçen hafta başlamıştı. 5.000 imza ile rektörlüğe başvurdular. Sorunlarını anlatmak, çözüm aramak istediler. Muhatap alınmak bir yana "terörist" ilan edildiler.

Devamını oku...