DAVALAR

"MADEN LOBİSİ" BASTIRDI, "YÜRÜTME" YÖNETMELİĞİ DEĞİŞTİRDİ, "YARGI" DURDURDU.

Ekoloji Kolektifi, TMMOB Peyzaj Mimarları Odası, TMMOB Çevre Mühendisleri Odası ve İzmir'den EGEÇEP Derneği tarafından Danıştay 8. Dairesi'nde ayrı ayrı açılan davalarda 9.11.2009 tarihinde verilen ara kararla orman sayılan alanlarda madencilik faaliyetlerine izin veren 19.8.2009 tarihli yönetmelik değişikliğinin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.

Kararda; "yapılan değişiklik yargı kararlarını bertaraf etme amacına yönelik olduğu sonucuna varılmıştır" denmektedir.

Bilindiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin 3213 sayılı Maden Kanununun 5177 sayılı Maden Kanunu'nda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 3., 5. maddeleri ile değişik 7.nci maddesi iptal edilmiş, söz konusu iptal kararı uyarınca Bakanlar Kurulu'nun 24.5.2005 tarih ve 2005/9013 sayılı kararı ile yürürlüğe giren Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliği'nin uygulaması 10.2.2009 tarihinde durdurulmuştu.

Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararlarından sonra, anayasaya aykırı yasaya dayanılarak verilen madencilik izinlerinin tamamı tartışılmaya başlanmış ve orman alanlarındaki madencilik izinleri Orman Genel Müdürlüğü'nün genelgesi ile durdurulmuştu. Bu gelişme üzerine madencilik sektörü temsilcileri, Bakanlık ve Başbakanlık'a yönelik lobi faaliyetleri başlamıştı.

Bu süreçte Türkiye Madenciler Derneği, 6 Temmuz 2009 tarihli açıklamasında "…İptal edilen bu yönetmelik T.C. Başbakanlık'ın yönetmeliğidir. Başbakanlık yeni bir yönetmelik ile bu durumu hemen düzeltebilir. Maden işkolunun sonbahardaki yasa değişikliğini beklemeye dayanma gücü yoktur…", 28/07/2009 tarihinde de "Biz her kapıyı çaldık, her ilgiliyle görüştük", "Bütün sıkıntının %99'u Orman Genel Müdürlüğünden çıkıyor", "Bu konuda sayın bakanların kapısı çalındı.", "Umut Başbakanlığın iki maddelik bir yönetmelik değişikliğinde" demişti. Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu da 28/07/2009 tarihinde, "Muhakkak bir By-Pass olarak bu yönetmeliğin çıkarılıp Bakanlar Kurulu'ndan bir kararnameyle geçmesi şart" ifadesini kullanmıştı.

Bakanlar Kurulu'nca maden lobisinin bu isteğini karşılayacak yönetmelik değişikliği çok gecikmemişti. Nihayet 19 Ağustos 2009 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan yönetmelik değişikliği ile Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliği'ne eklenen geçici 4. madde ile "Orman sayılan alanlarda madencilik faaliyetlerine ilişkin yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar orman, muhafaza ormanı ve ağaçlandırma alanlarında madenlerin aranması ve işletilmesi ile ilgili faaliyetlerde alınması gereken izinlerde 22/3/2007 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Orman Sayılan Alanlarda Verilecek İzinler Hakkında Yönetmelik hükümleri uygulanır." düzenlemesi getirilmişti. Bunun anlamı açıkça hukukun ve ormanların madencilerin çıkarına feda edilmesi, Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararlarının bizzat Bakanlar Kurulu'nca bertaraf edilmeye çalışılması, ülkede hukuka güvenin ve hukuksal güvenliğinin ortadan kaldırılması, yaşam alanlarının tamamen korumasız bırakılması demekti.

Ancak, Yargı 'hukukun arkasından dolanma oyunu"nu bir kez daha bozdu. "Anayasa ve Danıştay'ca daha önce verilen iptal kararlarının aşılmaya çalışıldığı"nı tespit eden Danıştay 8. Dairesi'nin 09.11.2009 tarihli yürütmenin durdurulması kararı ile yürütülen tüm madencilik faaliyetleri yasal dayanağını kaybetmiştir. "Her ne pahasına olursa olsun madencilik" anlayışının Yüksek Mahkeme kararı ile geçerliliğini yitirmiştir. Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliği'nin yürürlüğe girdiği 21.6.2005 tarihinden günümüze verilen tüm izinler geri alınmalıdır.

Mahkeme kararı derhal uygulanmalı, 2004 senesinden günümüze kadar başta Bergama, Kozak, Kazdağları, Efemçukuru, Kışladağ, Ulukışla olmak üzere hukuka aykırı verilen tüm arama ve işletme izinleri, gayrisıhhi müessese ruhsatları geri alınmalı, orman sayılan alanlar boşaltılıp eski haline getirilmelidir.

Halkın malı olan doğal kaynakların, küresel sermayenin değil, halkın çıkarlarını gözeten bir anlayışla üretilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Hukukun üstünlüğünün sağlanması ve yaşam alanlarının kurtarılmasına kadar mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna bir kez daha duyuruyoruz.

TMMOB ÇEVRE MÜHENDİSLERİ ODASI
TMMOB JEOLOJİ MÜHENDİSLERİ ODASI
TMMOB KİMYA MÜHENDİSLERİ ODASI
TMMOB METALURJİ MÜHENDİSLERİ ODASI
TMMOB PEYZAJ MÜHENDİSLERİ ODASI
EKOLOJİ KOLEKTİFİ