DAVALAR

İKTİDARIN GÖZ YUMDUĞU SEYDİŞEHİR ETİ ALÜMİNYUMDAKİ İŞGALİN KALDIRILMASI İÇİN YARGI SON KEZ KARAR VERDİ

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 03.06.2010 tarihli kararı ile Eti Alüminyum A.Ş.'nin %100 oranındaki kamu payının özelleştirme kapsamında satılmasına ilişkin Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 25.07.2005 tarih ve 2005/84 sayılı kararının ve ihale sürecini, hukuka aykırı bulunarak iptal edilmesini onamıştır.

Bu kararla, Eti Alüminyum A.Ş.'nin özelleştirme süreci iptal edilmiştir.

Türkiye'de bu konudaki hukuk süreci bitmiştir.

29.05.2006 tarihinde verilen yürütmeyi durdurma kararın üzerinden 57 ay, 27.11.2007 tarihinde verilen esas iptal kararının üzerinden 32 ay geçmesine rağmen, AKP Hükümeti ve konunun ilgili kurum yetkilileri YARGI KARARINI UYGULAMAYARAK suç işlemeye devam etmiş ve kamuyu zarara uğratmıştır.

İktidarı döneminde AKP Hükümeti, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile sınırlı kalmaksızın yargısal mercilere ve yargı kararlarına, dolayısıyla hukuk devletine olan inancı sarsmak için benzeri görülmemiş bir kararlılık sergilemektedir. Bu uygulamaları Eti Alüminyum Tesislerinin özelleştirilmesi hukuki sürecinde de görülmüştür. Yargının verdiği kararları yok hükmünden saymışlar ve uygulamamışlardır.

İktidarın geçmişteki uygulamalarını takip eden ve yargı kararlarını tanımazlığını bilen Odamız, iktidarı ve sorumluları yargının yürütmeyi durdurma ve satışının iptali kararının akabinde gerekli önlemleri alması için uyarmıştır. Hatta, geçmişte yaptıkları gibi "geri dönülmez kılıfına" sokmamaları için gerekli yasal işlemleri uygulayarak kamunun daha fazla zarara uğratılmaması hususunda harekete geçmesi için yazılı açıklamalarda bulunmuş, yargı yollarına başvurmuş, Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık Devlet Denetleme Kurullarına başvurmuştur. Bu güne kadar sorumlular hiçbir girişimde bulunmamışlardır.

Oysa, Yargı Kararlarını uygulamayan kamu görevlilerinin bu davranışlarının ağır hizmet kusuru ve suç olduğu hususu mevcut yasalarımızda tanımlanmıştır. Yargı kararını uygulamayan tüm makam ve kişiler hakkındaki suç duyurularımız ret edildi. İktidar ve sorumlular bu taleplerimize üç maymun tavrını takındılar. Hatta ilgili Bakanlık gerek olmadığı kararı vererek bu tarihe kadar şirketi kollamaya kamuyu zarara uğratmaya devam etmiştir.

Bugünlerde alanlarda demokrasi, hukuk, hukukun üstünlüğü nutukları atan iktidarın söylediklerinin arkasında durduğunu göstermesi için, bu yargı kararının uygulaması bir fırsattır. İktidar halkın yanında mı yoksa şirketin yanında mı olduğunu gösterecektir.

Bu kararın en kısa zamanda uygulanmasının takipçisi olduğumuzu uygulanmaması halinde mücadelemizin devam edeceğini kamuoyuna duyururuz.

Cemalettin KÜÇÜK
TMMOB Metalurji Mühendisleri Odası
Yönetim Kurulu Başkanı


Üzerinden beş yıl geçti, unutan ve unutturanlar için kısa bir hatırlatma;

Bilindiği üzere, "Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK)'nun 13.08.2003 tarih ve 2003/49 sayılı kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınan ve ÖYK' nun 06.04.2005 tarih ve 2005/45 sayılı kararı ile özelleştirme yöntemi belirlenen Eti Alüminyum A.Ş.'de bulunan %100 oranındaki kamu payının "satış" yöntemiyle blok hisse satışı şeklinde özelleştirilme süreci başlamış ve 17.06.2005 tarihinde ihalesi yapılmıştır.

60.000 ton/yıl sıvı alüminyum kapasiteli Seydişehir Eti Alüminyum Tesislerinin enerji gereksinimini karşılaması amacıyla birlikte projelendirilen ancak özelleştirileceği tarihe kadar tesise verilmeyen Oymapınar Barajı, tesisi alan firmanın kâr etmesi gerekçelendirilmesiyle Eti Alüminyuma devredilerek tesisler satışa çıkarılmıştır. Oymapınar'ın bağlanmasıyla bugün Eti Alüminyum, dünyada en ucuz birincil alüminyum üreten entegre (madenden katma değeri yüksek uç ürünler üreten) tesis olma özelliğine sahip hale getirilmiştir. Dahası, kasasındaki nakiti, stoklarında satışa hazır ürünleri, 7 adet boksit maden sahası, lojmanları, taşınmazları, Antalya'da limanı, Oymapınar Barajı ile altın tepside sunulan bir satış örneği olmuştur. Ve sonuçta ve ülkenin tek entegre tesisi Eti Bakır'ı da alan Başbakana yakınlığı ile tanınan CE-KA İnşaatın sahibi Mehmet Cengiz'e 305 milyon dolara satılmıştır.

Satışın akabinde hukuki mücadelemiz başlamış ve ilk olarak DANIŞTAY 13.dairesi,Seydişehir Alüminyum Tesislerinin Özelleştirilmesi ile ilgili olarak 29.05.2006 tarihinde yürütmeyi durdurma kararı vermiştir. Sonrasında Seydişehir Eti Alüminyum A.Ş.'nin özelleştirilmesinin iptal davasında verilen yürütmeyi durdurma kararına Özelleştirme İdaresi Başkanlığı itiraz etmiştir.

Söz konusu itiraz davası Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca görüşülmüş ve "Eti Alüminyum A.Ş'nin %100 oranındaki kamu payının blok hisse satışı yöntemiyle özelleştirilmesine ilişkin olarak uygulanan dava konusu ihale şartnamesi ile 17.6.2005 tarihli ihale komisyonu kararının Danıştay Onüçüncü Dairesinin 29.5.2006 günlü, E:2005/7873 sayılı kararıyla yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmesi üzerine bu karara yapılan itirazın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 28.9.2006 günlü, YD. İtiraz No: 2006/1048 sayılı kararıyla reddedildiği anlaşıldığından ve davalı idare tarafından öne sürülen hususlar, bu davada verilen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden davalı idarenin itirazının REDDİNE, 28.9.2006 günü oybirliği ile karar verildi." Karar'ı ile reddedilmiştir.

Sürdürülen hukuki süreçte;25.07.2005 tarih ve 2005/84 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemli" açtığımız davada, Danıştay 13. Dairesinin 27.11.2007 tarih ve 2007/7896 no.lu kararı ile Seydişehir Eti Alüminyumun özelleştirilmesine yönelik işlemler İPTAL EDİLMİŞTİ.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 03.06.2010 tarihli kararı ile Eti Alüminyum A.Ş.'nin %100 oranındaki kamu payının özelleştirme kapsamında satılmasına ilişkin Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 25.07.2005 tarih ve 2005/84 sayılı kararının ve ihale sürecini, hukuka aykırı bulunarak iptal edilmesini onamıştır.