DAVALAR

TEKNOLOJİ FAKÜLTELERİNE ÖĞRENCİ ALIMINDA “BEN YAPTIM OLDU” DİYEN SİYASAL İKTİDARA, YÖK’E VE ÖSYM’YE YARGI “DUR” DEDİ

2010 ÖSYS kılavuzundaki teknoloji fakülteleriyle ilgili kısımların yürütmesi TMMOB’nin başvurusu ile Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca durduruldu. TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, konuya ilişkin olarak 22 Nisan 2011 tarihinde bir basın açıklaması yaptı.

2010 ÖSYS kılavuzundaki teknoloji fakülteleriyle ilgili kısımların yürütmesi TMMOB‘nin başvurusu ile Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca durduruldu. 2010 yılında teknoloji fakültelerine yerleştirilen 3600 öğrencinin ve ailelerinin mağduriyetini Siyasal İktidar sorumluluktan kaçmayarak ivedilikle gidermelidir.

Bilindiği üzere; Bakanlar Kurulu, 2009 yılında çeşitli üniversitelerde kurulu bulunan 19 mesleki ve teknik eğitim fakültesini kapatarak, yerlerine "Teknoloji Fakültesi" adı altında yeni fakültelerin kurulmasına karar vermişti. Bu çerçevede 2010 ÖSYS kılavuzunda 6 üniversitede açılan teknoloji fakültesinin mühendislik bölümlerine öğrenci alınacağına ilişkin duyuru yapılmıştı.

Aynı üniversite bünyesinde iki farklı fakültede aynı adlı bölümlerin kurulması ve ÖSYS‘de teknoloji fakültelerine iki ayrı puan türüyle öğrenci alınması, eşitsizlik yaratacağı gerekçesiyle Birliğimiz tarafından Yargıya taşınmıştı.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 2010 ÖSYS Kılavuzunda, Afyon Kocatepe, Süleyman Demirel, Fırat, Sakarya, Karabük, Gazi Üniversitelerinin Teknoloji Fakültelerine ilişkin yer alan hükümlerinin yürütmesinin durdurulması yönünde karar verdi.

Süreç Nasıl Gelişti?

Bakanlar Kurulu‘nun, çeşitli üniversitelerde kurulu bulunan mesleki ve teknik eğitim fakültelerini kapatarak, yerlerine "Teknoloji Fakültesi" adı altında yeni fakülteler kurulmasına ilişkin kararı 13 Kasım 2009 tarihli Resmi Gazete‘de yayımlandı. Ancak Bakanlar Kurulu kararında hangi bölümlerin kurulacağına dair herhangi bir bilgiye yer verilmedi.

YÖK tarafından başlangıçta teknik öğretmen yetiştiren mesleki ve teknik eğitim fakültelerinin teknoloji fakültesine dönüştürülerek, uygulamacı mühendis yetiştireceği yönünde kimi belirsiz açıklamalarda bulunuldu, bazı ülkelerde faaliyet gösteren uygulama mühendisi kavramına denk gelecek bir sistemin uygulamaya konulacağı açıklandı. YÖK tarafından kamuoyuna herhangi bir bilgi verilmeden sessiz sedasız yürütülen çalışmaların sonucunda bazı üniversitelerde Bakanlar Kurulu kararına uyularak teknoloji fakültesi açıldı. Ancak, YÖK‘ün gerekli çalışmaları yürütmemesi, hazırlıkları yapmaması sonucu teknoloji fakültelerinde de diğer mühendislik fakültelerinde olduğu gibi "mühendis" yetiştirileceği ilan edildi.

Bu çerçevede 2010 ÖSYS kılavuzunda 6 üniversitede açılan teknoloji fakültelerinin mühendislik bölümlerine öğrenci alınacağına ilişkin duyuru yapıldı.

Başlangıçtaki amacını gerçekleştiremeyen YÖK, üniversitelerimizde halen bulunan mühendislik fakültelerine alınan öğrencilerden farklı olarak, teknoloji fakültelerine Mesleki ve Teknik Öğretim Kurumu (MTOK) kontenjanı ile YGS-1 puanı üzerinden tercihli olarak öğrenci kabul etti. Aynı fakültelere ayrıca genel kontenjan üzerinden ortaöğretim kurumlarının bazı programlarından mezun olanlar da tercihli olarak alındı, diğer öğrenciler ise AOBP‘leri 0.12 ile çarpılarak ilgili bölümlere yerleştirildi. Böylece teknoloji fakültelerinin mühendislik bölümleri için farklı türde puanlarla öğrenci kabulü söz konusu oldu.

Kendi içinde eşitsizliği barındıran, karmaşık olan ve tekniğin ve bilimin dışında olan bu uygulama, ÖSYM tarafından yayımlanan 2010 ÖSYS Tercih Kılavuzunda, şu açıklamayla ortaya konulmuştur: "Teknoloji Fakültesi lisans programlarına M.T.O.K. kontenjanından yerleşen adaylara bir yıllık intibak programı uygulanır. İntibak programından muaf olmak için matematik ve fen derslerinden muafiyet sınavında başarılı olmak gerekmektedir. İntibak programında başarılı olan öğrenciler birinci sınıfa devam ederler. İntibak programı süresi, öğrenim süresi sütununda gösterilen yıllara dahil değildir"

TMMOB olarak, mühendislik eğitimine ve eşitlik ilkesine aykırı bulduğumuz kararın, öğrenciler tercihlerini yapmadan düzeltilmesini aksi halde dava açacağımızı gerek YÖK‘e gerekse ÖSYM‘ye bildirmemize karşın, bu yanlış düzeltilmemiştir.

2010 ÖSYS tercih kılavuzunun 6 ayrı üniversiteye ait ilgili bölümlerinin iptali ve yürütülmesinin durdurulması istemiyle açtığımız davada, Danıştay ilgili Dairesinin istemimizi reddetmesi üzerine yaptığımız itiraz sonrasında, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, teknoloji fakültelerine girişte, mesleki ve teknik ortaöğretim kurumları mezunlarının YGS-1 puanı ile kabul edilmesini hukuka aykırı bularak, 6 teknoloji fakültesine ilişkin kılavuz hükümleri hakkında yürütmenin durdurulmasına karar vermiştir.

Siyasal iktidar, YÖK ve ÖSYM, bilime ve hukuka kulaklarını kapatarak yanlışlıktan dönmemiş; 2010-2011 eğitim-öğretim döneminde Afyon Kocatepe, Süleyman Demirel, Fırat, Sakarya, Karabük, Gazi Üniversitelerinin Teknoloji Fakültelerinin ilgili bölümlerini tercih eden öğrencileri mağdur etmişlerdir. Bu mağduriyetin sorumluları Siyasal İktidar ve YÖK‘tür.

Siyasal iktidar ve YÖK, hiçbir hazırlık yapmadan alelacele teknoloji fakülteleri kurup, hedefledikleri amaca ulaşamayınca, tamamını "mühendislik fakültesi" haline dönüştürerek, puanlama ve yerleştirme sistemini bilim, teknik ve eşitlik ilkesine aykırı bir şekilde düzenlemiş ve zaten mağduriyet üreten sisteme bir mağduriyet daha eklenmesine neden olmuşlardır.

Siyasal İktidar, YÖK ve ÖSYM üçgeninde akademik dünyanın güvenilirliği artık kalmamıştır. Bütün uyarılarımıza rağmen, kamuoyundan gizlenerek yürütülen teknoloji fakülteleri süreci, AKP İktidarının ve YÖK‘ün ayağına dolanmıştır.

Haklı istem ve eleştirilere kulakları kapalı, kendinden menkul yargılara sahip bir yükseköğretim yönetiminin ellinde toplumun geleceği heba edilmektedir. Şifre vakası muamma olarak devam ederken, gençlerin güveni bu yargı kararı ile bir kez daha sarsılmıştır.

Şimdi ne yapılmalıdır?

İlk olarak yapılması gereken; teknoloji fakültelerine yerleştirilen öğrencilerin mağduriyetlerinin, Siyasal İktidar ve YÖK tarafından ivedilikle, bu öğrenim dönemi bitmeden giderilmesi ve sorunun çözülmesidir. Öğrenciler bugün itibarı ile bu yargı kararı ile boşa düşen bir öğrenim dönemi içine girmişlerdir. Öğrencilerin ve ailelerinin hayallerini siyasal iktidar karartmamalı, bu mağduriyeti giderici önlemleri ivedilikle almalıdır.

İkinci olarak yapılması gereken; 2011 ÖSYM kitapçığından teknoloji fakültelerinin çıkarılmasıdır. Bugün yeni bir sınav sürecindeyiz. Öğrenci adaylarının bir arayış içinde oldukları günlerdeyiz. Önümüzdeki öğretim döneminde yeni mağduriyetler yaratılmaması için teknoloji fakültelerine öğrenci kabul edilmemelidir. Aksi halde TMMOB olarak sürecin takipçisi olacağız ve gerektiğinde konuyu tekrar yargı önüne götüreceğiz.

Esas yapılması gereken ise, gençlerimizin artık mağdur edilmemesi, geleceğe olan güvenlerinin yitip gitmemesi için teknoloji fakültesi yanlışından derhal geri dönülmesidir. Teknoloji fakültelerinin kurulmasına ilişkin 2009/15546 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı iptal edilmelidir.

Mühendislik eğitimi alanında yaşanan pek çok sorun varken ve bu sorunların çözümü için hiçbir adım atılmazken, mesleğimizi yeni yeni sorunlarla baş başa bırakan Siyasal İktidar ve YÖK yönetimi, bilimin ve hukukun gereklerine göre hareket etmeli, eğitimde kaos yaratan siyasal yaklaşımlardan vazgeçmeli, gençlerimizin geleceğiyle ve umutlarıyla daha fazla oynamamalıdır.

Siyasal iktidar ve YÖK "mühendislik" kavramı ve mühendislik eğitimi üzerine bu kadar oynamak yerine, TMMOB‘nin kendi üyesine ve mesleğine yönelik görüşlerini önemsemeli ve dikkate almalıdır.

Mehmet Soğancı
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı