DAVALAR

MAHKEMELERİ DE KAPATIN

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Bakanlar, Özelleştirme Kararlarını İptal Eden Yargı Kararlarını Uygulamamak ve Sorumluluktan Kurtulmak için Bakanlar Kurulu Kararı Aldı.

AKP Hükümeti'nin, 12 Haziran 2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararıyla, Eti Alüminyum, Seka-Balıkesir, TÜPRAŞ, Kuşadası ve Çeşme limanı özelleştirme kararları yargısal denetimden muaf hale getirilmiştir. Bakanlar Kurulu'nun bu kararıyla, Türkiye'nin fabrikalarını, madenlerini, limanlarını, barajlarını ve benzer bütün kamusal varlıklarını sermayeye hibe etmenin önünde hiçbir hukuksal engel kalmamıştır.

Anayasa'nın 2.maddesine göre Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir. Anayasa'nın 125.maddesinde belirtilen idarenin yargısal denetimi, Hükümetin bu uygulamasıyla yok sayılmıştır. Anayasa'nın138.maddesine göre ise; "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." Anayasa'nın son derece açık bu hükmüne aykırı olarak yasama ve yürütme yetkisi, yargı erkini kısıtlayıcı ve işlevsizleştirici bir şekilde kullanılmıştır. Açıkça Anayasa'ya aykırı bir uygulama söz konusudur.

Türkiye aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde açılan davaların önemli bir bölümünde hükmedilen tazminat kararlarının başta Bergama olmak üzere uygulanmayan yargı kararlarından kaynaklandığı bilinmektedir. Bu yöndeki düzenlemelerin de yer aldığı 3. ve 4. yargı paketlerinin görüşüldüğü bu günlerde yargı kararlarını doğrudan ve alenen yok sayan bu uygulamaların gerçek bir hukuk devletinde yaşanması mümkün değildir.

25.07.2005 tarihli Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı ile 305.00 milyon dolara CE-KA firmasına devredilen Eti Alüminyum Tesislerinin özelleştirilmesinin iptali için açılan davamızda; 29.05.2006 tarihinde yürütmeyi durdurma kararı ve 27.11.2007 tarihinde esastan iptal kararları verilmiştir. O tarihten bu yana AKP Hükümeti ve konunun ilgili kurum yetkilileri yargı kararını uygulamayarak suç işlemektedir. Bu suçu işleyenleri ceza ve tazminat sorumluluğundan kurtarmak için, geriye dönük işlemleri de kapsayacak şekilde, "af kanunu" niteliğinde Bakanlar Kurulu kararı alınmıştır.

Özelleştirmelerle ilgili Danıştay'ın verdiği yürütmeyi durdurma ve iptal kararları bilerek ve isteyerek uygulanmamış, uygulanması geciktirilmiştir. Bu şekilde bir "fiili imkansızlık" senaryosu hazırlanmıştır. Uygulanmayan Danıştay kararlarının ortak yönü, yapılan özelleştirmelerde kamu yararının bulunmamasıdır. Bu nedenle bu yargı kararlarının uygulanmaması; kamunun, halkın bilerek zarara uğratılması anlamına gelmektedir. Hükümet sözcüleri, ısrarla Danıştay'ın verdiği kararlarla toplumu zarara uğrattığını ifade etse de asıl zararın bu kararların uygulanmaması sonucu ortaya çıktığı bilinmektedir. Ortaya çıkan bu durumdan, kamuyu zarara uğratacak şekilde hareket eden, başta Başbakan ve Özelleştirme Yüksek Kurulu üyesi Bakanlar olmak üzere sorumludurlar. Hukuka aykırı bu tutumları ile kamunun zararına yol açanlar, yol açtıkları bu zararlar karşısında ceza ve tazminat sorumluluklarından korunmak için bu şekilde karar almışlardır.

TMMOB Metalurji Mühendisleri Odası'nın Seydişehir Eti Alüminyum'daki uygulanmayan yargı kararları nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne yaptığı başvuru değerlendirme aşamasındadır. Seydişehir ETİ Alüminyum Tesisleri'nin özelleştirilmesi ile ilgili yargı kararlarını uygulamadıkları için Başbakan ve ilgili Bakanlar, TMMOB Metalurji Mühendisleri Odası tarafından açılan dava sonucunda tazminat ödemeye mahkum olmuşlardır. Dolayısıyla yaşanan hukuksuzluk yargı kararıyla tescil edilmiştir. Bakanlar Kurulu kararı ile özelleştirme sürecinde yaşanan bu hukuksuzluklara bir yenisi daha eklenmiştir.

TMMOB METALURJİ MÜHENDİSLERİ ODASI
YÖNETİM KURULU