Avrupa Birliği tehlikeli maddelerin sınıflandırılması ve etiketlenmesi çalışmalarında borlar kısırlığa sebep olduğu gerekçesiyle tehlikeli zehirli maddeler kapsamına alınıyor.

15-18 Mart 2005 de yapılacak toplantıda Teknik Komite sodyum perborat için son kararını verecektir. Bir sonraki toplantıda da sodyum borlar ve borik asit için karar verilecektir.

Karar raporu 30 uncu veya 31 inci ATP (Adoptation to Tecnical Progress)'e girerek Avrupa Komisyonunda onaylanıp resmi gazetede (Offical Journal) yayınlandıktan sonra uygulama zorunluluğu oluşacaktır.

Bu takvime göre muhtemelen 2007 yılında borlar kurukafa sembollü etiketleme yapılmadan Avrupa'ya ve dolayısıyla ikinci aşamada dünyaya ihraç edilemeyecektir.

BORLAR BİZİMDİR, SATILAMAZ...

Bor Dünyada söz sahibi olduğumuz tek madendir.


Nükleer teknolojiden uzay araçlarına kadar 250’yi aşkın alanda kullanılan ve teknolojik gelişmelerle kullanım alanı gün geçtikçe genişleyen bor madenleri ülkemizi dünyada söz sahibi yapan stratejik bir madendir. Dünya bor rezervlerinin % 63’üne sahip olan ülkemiz, dünya üretiminin % 31’ini gerçekleştirmektedir. Türkiye’den sonra en büyük bor rezervine % 13 ile ABD sahiptir. Bir diğer önemli noktada, Türkiye’nin dışındaki ülkelerde dünyanın ancak 50-60 yıllık ihtiyacını karşılayabilecek bor rezervi varken ülkemizde tüm dünyanın 450 yıllık ihtiyacını karşılayabilecek rezerv bulunmasıdır. Yani bugünkü üretim ve tüketim hızıyla 60 yıl sonra Türkiye’den başka hiçbir ülkede bor madeni kalmayacaktır ve Türkiye bu konuda dünyada tekel konumuna geçecektir.

Bor madenleri Türkiye için vazgeçilmez bir döviz kaynağıdır.

Yılda ortalama 250 milyon dolarlık bor ihracatı, toplam maden ihracat gelirlerimizin % 50’sini oluşturmaktadır ve dünya ihracatının % 21’ini tek başına ülkemiz gerçekleştirmektedir. Türkiye bor madenini rafine olarak ihraç etmek için gerekli yatırımları yaptığı takdirde, bu ihracatın yıllık 800 milyon dolar seviyesine çıkması ve dünya ihracatının % 50’sini kontrol etmesi mümkündür. Dış ticaret açığının kriz noktasına ulaştığı ülkemizde bor vazgeçilmez bir ihracat geliri kaynağıdır.

Dünyada bor pazarını kim kontrol ediyor?

Dünya bor pazarında bir borsa mevcut değildir. Uluslar arası piyasada fiyatları, pazarı kontrol eden iki tekel konumundaki US Boraks ve Eti Holding belirlenmektedir. Dünyanın en büyük uluslar arası madencilik devi olan Rio Tinto Zinc şirketine bağlı US Boraks firması 1978 yılına kadar bor pazarının tek hakimi durumundaydı. Türkiye’de 1978 yılında bor madenlerinin kamulaştırılmasından önce, özel firmalar bor madenlerini US Boraks’ın belirlediği fiyatlarla 50-60 dolar civarında fiyatla satmaktaydılar. Bu fiyat kamulaştırma sonrasında bor üretiminin ve pazarlamasının Eti Holdinge geçmesiyle, 300 dolara geçmiştir. Diğer bir değişle, US Boraks’ın dünya bor pazarındaki tartışmasız hakimiyeti Eti Holding tarafından kırılmış ve bor madenlerimiz dünya piyasalarında gerçek değerleriyle satılmaya başlanmıştır.

IMF, bor madenlerimizin niçin özelleştirilmesini istiyor?

IMF, hükümetin kendisine verdiği Üçüncü Niyet Mektubu’na borların özelleştirilmesini özellikle koydurttu. Hükümet, Eti Holdingi özelleştirme kapsamına alırken bor madenlerinde kamu tekelinin kaldırılması için çalışmalar başlattı. IMF borların özelleştirilmesini dünya pazarındaki kontrolün tamamen US Boraks’ın eline geçmesi için istemektedir. Çünkü, ancak bu şekilde US Boraks Türkiye’deki bor sahalarını kontrol edip dünya bor pazarlarında kaybetmekte olduğu hakimiyeti yeniden ele geçirebilecek ve pazarı tek başına kontrol edebilecektir.

Bor madenlerimiz özelleştirilmemelidir?

Çünkü, bor madeni ve bu madeni işleten Eti Holdingin özelleştirilmesi demek;

  • Türkiye’nin dünya bor pazarlarındaki rekabet gücünü tamamen yitirmesi demektir
  • Türkiye’nin bor madenlerini özel sektör eliyle 1978 öncesinde olduğu gibi haraç-mezat fiyatına satmak zorunda kalması, dahası önemlisi, bor sahaları ve işletmelerinin özel sektör eliyle uluslar arası bor tekeline teslim edilmesi demektir.
  • Dış ticaret açığı her gün büyüyen Türkiye’nin milyarlarca dolarlık ihracat gelirinden mahrum olması demektir.


BOR MADENLERİMİZİN VE ETİ HOLDİNG’İN ÖZELLEŞTİRİLMESİNE KARŞI ÇIKALIM !

Türkiye, petrol üreten ülkelerin yaptığı gibi bor madenlerini bir ulusal politika dahilinde üretmek, işlemek ve pazarlamak zorundadır.

Bor madeni ülkemizi uluslar arası alanda yalnızca ekonomik değil, siyasi olarak da güçlü kılan bir madendir.

Taleplerimiz:

Diğer yer altı zenginliklerimiz gibi, bor madenleri ve işletmeciliği özelleştirilmemelidir.

2840 sayılı bor Tuzları ve Diğer Devletçe işletilecek Madenler hakkındaki Yasa değiştirilmemelidir.

BOR MADENLERİMİZ ÜLKEMİZİN GELECEĞİDİR !

TÜRKİYE’NİN PETROLÜ BOR MADENLERİMİZE SAHİP ÇIKALIM !

KİGEM, T. MADEN-İŞ, PETROL-İŞ, GENEL MADEN-İŞ SENDİKALARI, TMMOB/MADEN, JEOLOJİ, KİMYA VE METALURJİ MÜHENDİSLERİ ODALARI, KESK / MADEN-SEN

DERGİ VE ARŞİV TARAMASI

Metalurji dergilerinin 121. sayısından itibaren yazıların tam metinlerinde arama yapabilirsiniz.

Metalurji Dergilerinde Arama:

Yasalar ve Yönetmelikler, Yönetim Organları, Genel Kurul Sonuç Bildirgeleri, Çalışma Raporları, Sektörel Raporlar, Basın Açıklamaları, Dergi Yazı Başlıkları, Kongre Kitap ve CD'leri, Sempozyumlar ve Kütüphanemizde bulunan kitap özetlerinden oluşan arşivimizde arama yapabilirsiniz.

Arşivde Arama:

 




TMMOB Metalurji ve Malzeme Mühendisleri Odası
Hatay Sok No: 10/9 Kızılay 06650 ANKARA
Tel: (312) - 425 41 60 ve 419 38 18 Faks: (312) - 418 93 43
E-Posta: Genel Merkez - İstanbul Şube -
İzmir Temsilciliği