Makaleler

BERGAMA’DA YARGI KARARLARINI UYGULAMAYANLAR BİR KEZ DAHA MAHKUM EDİLDİ

Bergamalı yöre halkının, şirketin altın çıkarmada siyanür kullanmasının yerel ekosistemi tahrip ettiğini ve sağlık açısından tehlike oluşturduğu ve yargı kararlarına uyulmayarak idare tarafından Bergama Ovacık'taki altın madeninin çalıştırıldığı gerekçesiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yaptıkları başvuru üzerine AİHM, Bergamalıları haklı buldu. Konuyla ilgili Odamız Basın Açıklaması yapmıştır.

BASINA VE KAMUOYUNA

HALKI, HUKUKU VE YARGI KARARLARINI HİÇE SAYANLAR
BİR KEZ DAHA MAHKUM EDİLDİ..

Bergamalıların sağlıklı yaşam hakkı ve topraklarının yabancı altıncı şirketlerin siyanürlü liç yöntemiyle altın üretimi nedeniyle kirletilmemesi için verdikleri uzun erimli mücadele ışık olmaya devam etmektedir.

1997 yılında; Danıştay 6’ncı Dairesi, Bergama Ovacık Altın Madeni’nde, yaşam ve sağlıklı çevre hakkının ihlal edildiğine kanaat getirip faaliyetlerinin durdurulması yönünde karar vermiştir. Karar uygulanmamış, Bakanlar Kurulu Kararı ile çalıştırılması sağlanmıştır. Sonraları, yerli yabancı altıncı lobilerin baskısı, zamanın Avustralya Hükümetinin ricaları yakın zamanda Amerikan Büyük Elçisi Eric Edelman’ın işletme izni verilmesi yönündeki ricaları basına yansımıştır. Sonunda, madeni yabancı şirketin çalıştırdığı imajından kurtarmak ve izin almak için bekleyen diğerlerinin önünü açmak için bir Türk şirketine satılmıştır. Bunun ardından Bergama'da imar planları yeniden düzenlenmiş, madene Gayri Sıhhi Müessese Açılma Ruhsatı verilmiş ve maden çalışmaya başlamış ve halen çalışmaktadır.

28 Mart günü ülke kamuoyu, Bergamalı yöre halkının, şirketin altın çıkarmada siyanür kullanmasının yerel ekosistemi tahrip ettiğini ve sağlık açısından tehlike oluşturduğu ve yargı kararlarına uyulmayarak idare tarafından Bergama Ovacık'taki altın madeninin çalıştırıldığı gerekçesiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM), yaptıkları başvurusunun sonucunu öğrendi. Mahkemenin Bergamalıları haklı bulduğu kararında;

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS);

· Özel ve aile hayatına saygıyla ilgili 8. maddesi gereğince; yetkililerin davacıların korunmasına yönelik tedbirleri almadığı, böylece Türkiye'nin özel ve aile hayatını saygı hakkını garantiye alma yükümlülüğünü yerine getiremediği,
· Adil yargılama hakkıyla ilgili 6. maddesi gereğince; Türk yetkililerin İzmir İdare Mahkemesi'nin 15 Ekim 1997 tarihinde aldığı ve Danıştay'ın 1 Nisan 1998 tarihinde onadığı yürütmeyi durdurma kararını zamanında yerine getirmediğini, bu nedenle sözleşmenin ihlal edildiğini,

açıkladı. Ve Türkiye’nin sözleşmenin 41. maddesine göre başvuru sahibi 315 kişinin her birine 3 bin Euro olmak üzere toplam 945 bin Euro, ayrıca davacılara mahkeme masrafı için toplam 5 bin Euro ödenmesine karar verildi.

Yargı kararlarının her fırsatta hiçe sayıldığı, “Hukukun üstünlüğü ilkesinin” Bakanlar Kurulu Kararları ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Kararları üstünlüğüne yenik düştüğü bir ülkede yaşıyoruz. Bugün Bergama’da halka ve yargıya rağmen siyanürlü altın işletmesine izin verenler mahkum edildi. Yarın Uşak-Eşme’de siyanürlü yığın-liç yöntemiyle altın üretimine izin verdikleri için, yine yarın “Koç-Shell Grubu'nun kazandığı TÜPRAŞ ihalesinde Danıştay'ın yürütmeyi durdurma kararını uygulamayacakları için Bergama’da olduğu gibi Uşak-Eşme’de, Tüpraş’ta uygulanmayan Yargı Kararları nedeniyle Türkiye mahkum edilecek.

Ne yazık ki, halktan yana tavır koyması, halkı gerçeklerle aydınlatması gerekirken altıncı lobilerin saflarında yer tutan bazı gazete yazarları Bergamalıların kazandığı bu davayı, daha da ileri giderek ve kamuoyunu Bergamalıların aleyhine çevirmek için “Bergamalılar Türkiye'yi mahkum etti” başlığıyla gazetelere taşımışlardır.
Kamuoyu bilmelidir ki; mahkum edilen Türkiye değil, halkı ve halkının yaşamsal taleplerini umursamayan, hukukun üstünlüğü ilkesini hiçe sayan, yargı kararlarını uygulamayan iktidarlar ve yönetimdeki yetkililerdir.

Nitekim bugünkü iktidarın madencilikle ilgili bakanının, “"Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin aldığı son karar altın madenciliğinin tekniğiyle ilgili değil. Altın son gramına kadar çıkarılacak” şeklindeki açıklaması, bundan sonrada yöre halkının umursanmayacağı, yargı kararlarının uygulanmayacağına, halkın parasıyla cezaları ödeyip topraklarımızın siyanür ve ağır metallerle kirletilmesine devam edileceği anlamını taşımaktadır.

Hukukun birgün kendilerine de gerekeceğini hatırlatarak bu yanlış uygulamaları yapanları bir kez daha uyarıyoruz;

Yaşamın her alanında “Hukukun Üstünlüğü İlkesi” nin uygulanmasını ve “Yargı Kararları”nın en kısa zamanda yerine getirilmesi asli görevinizdir.

Ve buradan suç duyurusunda bulunuyoruz. Dün Bergama’da, yarın Uşak-Eşme’de, Tüpraş’ta yargı kararlarını uygulamayarak, ülkeyi yani halkı yani bizi para cezası ödemeye mahkum ettiren yetkililerden bu paraların tahsil edilmesi gerekmektedir.

TMMOB METALURJİ MÜHENDİSLERİ ODASI
YÖNETİM KURULU