Basın Açıklamaları

ETİ MADEN İŞLETMELERİ TÜRKİYE VARLIK FONU’NA DEVREDİLDİ.
BOR MADENLERİMİZİN ÖZELLEŞTİRİLMESİ İÇİN YENİ ve GİZLİ BİR FORMÜL DAHA
BOR MADENLERİMİZİN ÖZELLEŞTİRİLME ÇALIŞMALARI GİZLİ ve DEĞİŞİK FORMÜLLERLE GERÇEKLEŞTİRİLMEYE ÇALIŞILIYOR
BOR MADENLERİMİZİN ÖZELLEŞTİRİLMESİNE, PEŞKEŞ ÇEKİLMESİNE
HAYIR!...

05.02.2017 tarihli Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanan 9756 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile; Ziraat Bankası, BOTAŞ, TPAO, PTT, Borsa İstanbul, Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme A.Ş, Türk Telekom’daki yüzde 6.68’lik Hazine hissesi, Çay İşletmeleri ile birlikte ülkemiz madenciliğinin temel taşı ve dünya bor rezervlerinin % 72’sinin imtiyaz sahibi olan Eti Maden İşletmeleri Türkiye Varlık Fonu’na aktarılmıştır. Yine Bakanlar Kurulunun kararı ile, özelleştirme kapsamında ki THY’nın %49,12’lik hissesi ile Halkbank’ın % 51,11’lik hissesi de özelleştirme kapsamından çıkarılarak ÖYK kararı ile Türkiye Varlık Fonu’na aktarılmıştır.

BAŞARABİLİRİZ, KARANLIĞA GİDİŞİ DURDURABİLİRİZ!

Bilindiği üzere ülkemiz, siyasal sistem ve rejimi köklü bir şekilde değiştirecek bir anayasa referandumu sürecine girmiştir. Ancak mevcut Anayasanın 58 maddesini değiştiren ve 21 maddesini de yürürlükten kaldıran Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, yasama şekli, usulü, tekniği ve içeriği açısından birçok temel sorun ve yanlışı barındırmaktadır.

  • Toplumun kapsamı hakkında sağlıklı bir bilgi dahi edinemediği, demokratik ortamlarda özgürce tartışılmadan; barolar, anayasa hukukçuları, üniversiteler, özerk meslek kuruluşları, demokratik kitle örgütleri ve halktan hiç görüş alınmaksızın hazırlanan kanun teklifi, hızla TBMM Genel Kuruluna sunulmuş ve hızla kabul edilmiştir.
  • Kanun teklifinin oylamasında Meclis İç Tüzüğü’nün bir gereği olan gizli oy esası ihlal edilmiştir. Kanun teklifi yalnızca bir siyasi partinin, iktidar partisi milletvekillerinin teklifi olarak TBMM’ye sunulmuş ve yalnızca iki parti mensubu milletvekillerinin, parti yönetimlerinin denetimine tabi açık oylarıyla kabul edilmiştir.
  • Anayasa değişikliği üzerine olan kanun teklifi, Anayasa hukukunun en temel özelliği olan iktidarların yetkilerinin sınırlandırılması gerekliliğinden yoksundur.
  • Sistem ve rejim değişimini içeren anayasaların yapımının organı olan ve siyasal toplumsal değişim, dönüşümlerin kuruluş süreçlerini ifade ve temsil eden Kurucu bir Meclis’ten yoksundur.

Metal işkolundaki grevler “Milli Güvenliği bozucu” değil, Metal işçilerinin emek ve ekmek mücadelesidir.

Metal işkolundaki toplu iş sözleşme görüşmelerinde yine “bilinen” senaryo sergilendi. İşveren hiç bir uzlaşmaya yanaşmadı. Emek gaspına karşı işçiler temel mücadele yöntemleri olan greve başvurunca Hükümet “devreye” girdi. Ve önce Asil çelik’te sonra İstanbul, Manisa, İzmir ve Kocaeli’ndeki 13 işyerinde 2200 işçinin tamamının katıldığı grevlerin “Milli Güvenliği bozucu nitelikte” olduğunu tespit edip yasakladı.

Ücretlerin gün be gün eridiği, her türlü hak ve emek gaspının olağanlaştığı günümüzde metal işçilerinin emek ve ekmek mücadelesi onurlu bir direniştir. Hükümet işçilerin evine ekmek götürebilmek için başvurduğu tek yasal mücadele yöntemi olan grevi “Milli Güvenliği bozucu” diye niteleyerek patronlardan yana tavrını bir kez daha ortaya koymuştur.

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, İzmir'de meydana gelen terör saldırısına ilişkin 6 Ocak 2017 tarihinde bir basın açıklaması yaptı.

ARTIK YETER! HALKIMIZIN CAN GÜVENLİĞİNE YÖNELİK TÜM SALDIRILARI KINIYORUZ!

Ülkemiz yeni bir yıla yeni umutlarla girdi. Ancak görüyoruz ki, yeni yıl ülkemize huzur ve mutluluk getirmedi. Ocak ayının ilk haftasında halkımızın canına kast eden ikinci saldırıyı dün İzmir’de yaşadık.

2017 maalesef büyük bir acıyla başladı.

İstanbul’da yılbaşı kutlaması yapan insanlara yönelik gerçekleşen terör saldırısında 39 kişi hayatını kaybetti ve dördü ağır 65  kişi yaralandı.

2016 yılını kana ve katliamlara boyayan karanlık eller, 2017’nin ilk saatlerinde de iş başındaydı.  Tüm ülke olarak her şeye rağman yeni yıla  emekten, doğadan ve insandan yana umutlarla girmek isterken yine yüreğimize acı ve ateş düştü. Katliamlar ülkesi haline gelen Türkiye’de her gün yeni bir acıya uyanmaktan yorulduk.

Gelinen noktada kendi yaşam biçimini dayatma politikası; farklı yaşam biçimlerine hayat hakkı tanımama boyutuna yükselmiştir. Bu karanlık totaliter anlayışı, bu katliamı yapan ve yaptıranları lanetliyoruz.

Hayatını kaybedenlerin ailelerine ve yakınlarına başsağlığı, yaralananlara acil şifalar diliyoruz.

TMMOB
METALURJİ VE MALZEME MÜHENDİSLERİ ODASI
YÖNETİM KURULU

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, 2-3 Kasım 2016 tarihlerinde TBMM Genel Kurulunda görüşülerek kabul edilen Bilirkişilik Kanun Tasarısına ilişkin 22 Kasım 2016 tarihinde bir basın açıklaması yaptı.

BİLİRKİŞİLİK KANUNU TBMM’YE YENİDEN GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE İADE EDİLMELİDİR

Birliğimizin ve bağlı Odalarımızın gerek Adalet Komisyonuna bizzat katılıp sözlü olarak gerekse yazılı olarak sunduğu görüşleri dikkate alınmaksızın hazırlanarak TBMM’ne sunulan Bilirkişilik Kanun Tasarısı, 02-03 Kasım 2016 tarihlerinde TBMM Genel Kurulunda görüşülerek kabul edilmiştir. Halen Cumhurbaşkanının önünde duran, imzalanıp Resmi Gazete’de yayımlanması ile uygulanmasına başlanacak olan Kanun, bir dizi olumsuzluklar içermektedir. Şöyle ki;

Artvin-Cerattepe’de 25 yıldır halka, bilime ve hukuka rağmen başlanmak istenen madencilik projesinde, yeni bir aşamaya gelindi. Artvin halkının direnişine ve daha önce kazanılan sayısız mahkeme kararına rağmen AKP, her türlü hukuksuzluğu göze alarak Cerattepe ısrarını sürdürüyor.

19 Eylül 2016 tarihinde Rize İdare Mahkemesi’nde görülen duruşmada; davacılar tarafından yürütülen yargılamada yaşanılan usulsüzlükler, meydana gelen hak ihlalleri, mahkemenin taraflı tutumuna ilişkin beyanlar karşısında mahkeme başkanının sesiz kalmayı tercih etmesi, adil bir yargılama zemininin olmadığını ortaya koymuştur. Bu nedenle hakimlerin reddi talep edilmiştir. Ancak son derece ciddi ret gerekçeleri karşısında reddi talep edilen aynı mahkemae heyeti tarafından talebimiz geri çevrilmiştir. Reddi hakim talebimizin reddi ile birlikte mahkeme, usul işlemlerini tamamlamadan yargılamayı sona erdirmiştir. Rize İdare mahkemesi’nin davanın reddi kararı, hukuksal olarak yok hükmündedir. Ortada tarafsız ve adil yargılama yapılan bir mahkeme tarafından verilmiş bir karar yoktur. Siyasal iktidarın fetvasıyla Cerattepe’de madencilik yapılamaz.

19 Eylül Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günü dolayısıyla TMMOB Başkanı Emin Koramaz basın açıklaması yaptı.

ÖRGÜTÜMÜZE, MESLEĞİMİZE, HALKIMIZA VE ÜLKEMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ

Mühendis, mimar, şehir plancıları, 19 Eylül 1979’da TMMOB’nin çağrısıyla ekonomik, demokratik talepleri için ülke çapında uyarı mahiyetinde bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirmişti. Bu eyleme, 49 ilde 443 işyerinde mühendis, mimar, şehir plancıları yanı sıra işçi, teknik eleman ve sağlık görevlileri dahil 100 bini aşkın kamu çalışanı katılmış, teknik eğitim gören öğrenciler de eylemi desteklemişlerdi. TMMOB tarihinde önemli bir yeri bulunan 19 Eylül tarihi, altı yıldan beri "TMMOB Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günü" olarak kutlanmakta ve mücadele geleneğimiz sürdürülmektedir.

19 Eylül Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günü’ne, ülke tarihimizin en karanlık dönemlerinden birisi yaşanırken girmekteyiz.

Ülkemiz katliamlarla bir kan gölü haline getirilmek isteniyor.

Karanlık güçler adeta sırayla sahne alıyor ve katliamlarını "icra" ediyor.

Gaziantep'te yine masum sivil insanlar katledildi. Yüzlerce yaralı var.

Yaşamını kaybedenlerin ailelerine ve yakınlarına başsağlığı, yaralı yurttaşlarımıza acil şifalar diliyoruz.

Ülkemizi karanlık güçlerin cirit attığı, katliamların kol gezdiği Suriye benzeri bir ülke durumuna getirenleri, insanlık dışı katliamları yapanları ve yaptıranları bir kez daha lanetliyoruz.

Her şeye ama her şeye rağmen barış için mücadelemizi sürdüreceğiz.

TMMOB
METALURJİ VE MALZEME MÜHENDİSLERİ ODASI
YÖNETİM KURULU

Darbe girişimi döneminde sessizleşen - keşke hep öyle kalsaydı - güneydoğuda yine kan dökülmeye başlandı.

Diyarbakır, Van, Elazığ…

Ardı ardına patlayan bombalar… Onlarca ölü, yüzlerce yaralı…

Yaşamını yitirenlerin ailelerine başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz.

Ülkemiz uzun süredir Suriye benzeri bir iç savaşa sürüklenmek isteniyor.

Barışı ve demokrasiyi savunan bizler her türlü şiddet eylemini reddediyoruz. Her türlü şiddet sonuçta sivillere zarar vermektedir.

Elazığ'daki patlamada Fırat Üniversitesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği binası zarar görmüş, akademisyenlerin odaları kullanılmaz hale gelmistir. Bu kabul edilemez bir durumdur.

İçerisine sokulduğumuz karanlık süreçte saldırıları gerçekleştirenleri ve bu karanlık zemini hazırlayanları şiddetle kınıyoruz.

Hiç bir şiddet bizi Barış ve Demokrasi talebimizden vazgeçiremez.

TMMOB Metalurji ve Malzeme Mühendisleri Odası
Yönetim Kurulu