Basın Açıklamaları

Ülkemizde giderek derinleştirilen çatışma ortamının sonucunda İskenderun`da PKK tarafından yüksek gerilim direğine yapılan sabotajın ardından tespit yapmaya giden Elektrik Mühendisleri Odası üyesi 2 elektrik mühendisi, direğin etrafına yerleştirilmiş olan mayına basarak yaralandı. İskenderun`da 2 mühendisin görevleri başında mayına basarak yaralanmaları nedeniyle yazılı bir açıklama yaparak üyelerine geçmiş olsun diyen Elektrik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu, mayınlı tuzak kurulmasını kınadı. Yeterli güvenlik önlemi alınmadan mühendis üyelerimizin hizmet üretmeye zorlanamayacağı da belirtilen açıklamada, yaşanan olayla ilgili bilgi verilerek, barış ve demokrasi girişimlerinin derhal başlatılması istendi. Elektrik Mühendisleri Odası'na ve üyelerine geçmiş olsun diyoruz.

SAVAŞA KARŞI BARIŞI SAVUNALIM

Ne de güzel umutlanmıştık. Yıllardır bilinen partilerin umut olmadığını en demokratik biçimde gösteren bir seçimin ardından; barışın perçinleneceğine, herkesin kendini nasıl hissediyorsa öyle yaşayabileceğine, özgür ve demokratik bir ortamın oluşabileceğine olan inancımız artmıştı.

TMMOB'ye bağlı 24 Oda, Mimarlar Odası Ankara Şubesi ile başlayan ve TMMOB’nin bütününe yönelen saldırılara ilişkin 1 Temmuz 2015 tarihinde bir basın açıklaması yaptı.

TMMOB’ye Bağlı 24 Oda’dan Ortak Açıklama:

Birliğimiz TMMOB ve Mimarlar Odası ile Tam Bir Dayanışma İçindeyiz.

Ne İktidarın Baskıları Ne de Yandaş Medyasının Yalan ve Tehditleri Bizleri Kamusal, Toplumsal, Mesleki Yararları Savunmaktan Alıkoyamaz.

Kamuoyu, siyasi iktidarın Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve bağlı Odalarını etkisizleştirmeye; kamusal hizmet, kamusal denetim, kamusal-toplumsal yarar fonksiyonlarından arındırmaya ve rant yağmasının önünde oluşturduğumuz engelleri yıkmaya yönelik girişimleri ile bu yöndeki mevzuat değişikliği hamlelerini bilmektedir.

Şimdi de yandaş medya ve bazı köşe yazarları, hatta cumhurbaşkanının bir danışmanı ile bir milletvekili, son 10 gündür ağız birliği etmişçesine, neredeyse aynı cümleler ile üst birliğimiz TMMOB ve Mimarlar Odası’na yönelik, kendi kültürlerine uygun düzeysiz, yalan, iftira, hakaret ve suçlamalarda bulunmaktadır. Ve bir milletvekili, Odaların denetiminin Sayıştay’da olduğunu ama bu denetimin de yapılmadığını zannettiğini söyleyerek, kamu işleyişinden bihaberliğinin harika bir örneğini veriyor! Bir başkası, Odaların yetkilerinin cumhurbaşkanında bile olmadığı gibi kargaların bile güleceği sözler söyleyebiliyor.

Özgecan bugünlerde öfkemizin isyanımızın adıdır.

Bizler evrensel değerleri temel çıkış noktası alan, dünyanın ve kaynaklarının ırk, dil, din, cinsiyet, vb. ayrım gözetmeksizin herkese yeteceğine inanan, insan ve doğa merkezli sürekli ve sürdürülebilir bir yaşam isterken. Özgürlük, demokrasi ve barış içinde sağlıklı, güvenli sınıfsız ve sömürüsüz bir hedeflerken; siyasi iktidar gencecik bir evladımızın güven içinde evine bile gidemediği bir ülke yarattı.

Özgecan bu ülkede 12 yıldır sürdürülen politikanın kurbanıdır.

Emperyalizmin yeni orta doğu projesi doğrultusunda siyasal iktidarı ele geçirenler adım adım projelerini uyguluyorlar. Ülkeyi şeriatın orta çağ karanlığına sürüklemek doğrultusunda her engeli tek tek aşarak bugünlere geldiler. Bürokrasiyi, yargıyı, ekonomiyi, okulları tek tek ele geçirdiler.

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, TBMM'ye sunulan "Yabancı İstihdamı Kanunu" tasarısı üzerine 11 Şubat 2015 tarihinde bir basın açıklaması yaptı.

AKP TMMOB'YE SALDIRIRKEN ÖLDÜRÜCÜ DARBEYİ MÜHENDİS, MİMARLAR ALMAKTADIR

AKP'YE SORUYORUZ, SEÇİM ÖNCESİ SEÇİM YATIRIMI OLARAK HANGİ ÜLKE VE SERMAYE LOBİLERİNİN DESTEĞİNE İHTİYAÇ DUYMAKTASINIZ Kİ, ÜLKENİN SINIRLARINI KALDIRIYORSUNUZ?

TBMM'ye Başbakan imzası ile sunulan "Yabancı İstihdamı Kanunu" tasarısı, ancak bir sömürge ülkesine dayatılabilecek koşulları içermektedir. Yabancıların lehine kendi vatandaşı aleyhine bir yasa tasarısı düzenleyip ülke parlamentosuna sunmak ortalama bir aklın alamayacağı/kabul edemeyeceği bir durumdur. Bu nedenle, bu yasayı yerli bir aklın hazırladığına inanmak ancak saflıkla mümkündür.

Türkiye'nin üretim, istihdam ve ihracatında çok önemli bir yeri olan ve yıldan yıla büyüyen ve işçisi ve mühendisleriyle çalışma koşullarının ağırlığı, aşırı iş yoğunluğunun ve iş kazalarının sıkça yaşandığı metal iş kollarında çalışanlar greve gidiyor.

Metalürji sektöründe metal iş kolu, çok sayıda emekçinin çalıştığı, Maden, inşaat sektöründen sonra meslek hastalıklarının en çok ölümlü ve sakatlanmayla sonuçlanan iş kazalarının yaşandığı bir alandır.

Metal işçilerinin ekonomik, demokratik, sosyal hak mücadelesi veren Birleşik Metal-İş Sendikası, önümüzdeki günlerde 10 bin işçisiyle greve çıkma hazırlığı içerisinde.Grev kararları asılmış ve 20 fabrikada 29 Ocakta diğerleri içinse Şubat ortası grevde olunacağını deklare edilmiştir. Bu yapılacak olan grev öncelikle Türkiye işçi sınıfının ve bileşenlerinin bir grevidir. Coğrafyamızda emekten, demokrasiden, barıştan, kardeşlikten, sendikal hak ve özgürlüklerden yana olanların grevidir, umududur.

Anayasa Mahkemesi, 6552 sayılı torba yasada düzenlenen özelleştirmelerle ilgili mahkeme kararlarının uygulanmaması yönündeki yasa maddesini iptal eden kararının gerekçelerini Resmi Gazete'de yayımladı.

Anayasa Mahkemesi'nin iptal gerekçeleri, söz konusu yasal düzenlemelerin Anayasa'ya aykırılığı yanında ülkemizde özelleştirmelerle ilgili yaşanan hukuksuzlukların bir özetidir. Anayasa Mahkemesi, siyasal iktidarın hukuk tanımaz uygulamalarının bir hukuk devletinde kabul edilemeyeceğini tarihe not düşmüştür.

Eti Alüminyum, Kuşadası ve Çeşme Limanları, SEKA ve TÜPRAŞ özelleştirmelerinin kamunun zararına olduğu Danıştay kararlarıyla ortaya konularak iptal edilmiştir. Ancak Türk hukuk sisteminde artık özelleştirmelerle ilgili mahkeme kararları uygulanmamaktadır.

20 Aralık 2014 cumartesi günü İstanbul şube binasında toplanan TMMOB Metalurji ve Malzeme Mühendisleri Odası Danışma Kurulu gündemdeki yasa tasarısına karşı bir basın açıklaması yapma kararı aldı:

TMMOB'Yİ İŞLEVSİZLEŞTİRME, TALANIN ÖNÜNÜ AÇMA TASARISINA HAYIR

TMMOB Kanunu ve İmar Kanunu'nu da içerisine alan 13 kanunda değişiklik öneren torba yasa tasarısı hazırlıkları yeniden gündemde.

12 Yıllık iktidarı süresince yoksulluk, yolsuzluk ve güvencesizlik dışında topluma bir şey vermeyen, her türlü farklı düşünceyi ötekileştiren AKP iktidarı kendisine yeni vurgun, talan ve rant alanları yaratmak için evrensel insan hakları kurallarını dahi yok sayarak halkın malına da el koyabileceği, kültürel ve doğal varlıkların dokunulmazlığını kaldırıp yağmalayabileceği, etik, bilimsel ve mesleki değerleri yok sayan yeni bir torba yasa hazırlığında.

AKP İktidarı, Yeni Bir Torba Yasa Tasarısı ile Kamusal Alanlara El Koyma ve Rant Süreçlerinin Önündeki Son Engelleri Kaldırma Hazırlığında...

TMMOB ve Odalarımızın Ülkemizin Kentsel ve Doğal Değerlerinin Talanına ve Meslek Örgütlerimizin Etkisizleştirilmesine Karşı Mücadelesi Büyüyerek Sürecek

Bugün ülkemizde egemen olan ranta dayalı sermaye birikim politikaları AKP iktidarı elinde esasen kentsel-kırsal-kültürel-doğal varlıkların el değiştirmesi veya el konulması şeklinde yapılaşma üzerinden, inşaat sektörü ve bağlantılı olarak arazi ve mülkiyet düzenlemelerine dayanmaktadır. Üretimden uzaklaşarak sanayisizleşme, tarım alanlarının talanı, kültürel varlıklar ve doğal kaynakların tasfiyesi ile şekillendirilen yeni liberal dönüşüm, 2B ile orman arazilerinin yağmalanması, kentsel-kırsal alanlardaki halka ait özel mülkiyetlerin el değişimi yoluyla mülksüzleştirilmesi, kentsel dönüşüm ve bütün ülkenin kamusal değerlerinin yapılaşmaya açılması gibi rant eksenli totaliter politikalarla sürmektedir.

Yürütülen bu yeni sağ politikalar karşısında duran, mühendislik, mimarlık, şehir planlama hizmetlerinin ve toplumsal yarar için çalışan mücadeleci meslek örgütlerinin etkisizleştirilmesi, iktidarın sermayeye hizmeti açısından bir bütünlük oluşturmaktadır. Bu nedenle mühendislik, mimarlık, şehir planlama disiplinleri sosyoekonomik yapı ve kamu idari yapısındaki yeni liberal dönüşüme paralel bir değişim/dönüşüm sürecine tabi tutulmuştur.

BOR MADENLERİMİZİN ÖZELLEŞTİRİLMESİ İÇİN YENİ ve GİZLİ BİR FORMÜL DAHA.

BOR MADENLERİMİZİN ÖZELLEŞTİRİLME ÇALIŞMALARI GİZLİ ve DEĞİŞİK FORMÜLLERLE GERÇEKLEŞTİRİLMEYE ÇALIŞILIYOR.

BOR MADENLERİMİZİN ÖZELLEŞTİRİLMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ!

08.10.2014 tarihli ve 29139 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Orta Vadeli Program (2015-2017)” kapsamında Maliye Bakanı Sn. Mehmet Şimşek’in basın yayın kuruluşlarına yaptığı açıklamalarda, Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne ait olan Sülfirikasit ve Borikasit fabrikalarının özelleştirileceği kamuoyuna açıklanmıştır. Bor madenlerimizin özelleştirilmesine ilişkin olarak 1985 yılında yürürlüğe giren 3123 sayılı Maden Kanunu’nun 49. maddesi ile başlayan süreç, farklı yöntemlerle ve denemelerle sürekli olarak gündeme getirilmektedir.

Son olarak, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca hazırlanan ve Bakanlar Kurulu tarafından imzalanarak 5 Mart 2012 tarihinde Başbakanlığa iletilen "Bor Tuzları, Trona ve Asfaltit Madenleri ile Nükleer Enerji Hammaddelerinin İşletilmesini, Linyit ve Demir Sahalarının Bazılarının İadesini Düzenleyen Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı" zamanın Başbakanı Erdoğan’ın imzasıyla, 20 Mart 2012 tarihinde B.02.0.KKG.0.10/101 - 487/1319 sayılı yazıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı‘na gönderilmişti.

Kobane dendikçe kalbimiz sıkışıyor, beynimize kan damlıyor. Emperyalizmin doğası gereği sürdürdüğü kanlı katliamların bir yenisi Kobane, ilk değil, halkların kardeşliği ve ortak mücadelesinin zaferi gerçekleşmedikçe son da olmayacak.

Son günler de yüreği insandan yana çarpan barış ve özgürlük isteyen herkes emperyalizmin kanlı Orta Doğu senaryosuna karşı sokağa döküldü. Katliamı dünyaya duyurmak, kendilerini, topraklarını, geleceklerini korumak için IŞİD vb. kanlı katliam örgütlerine karşı direnenlere destek olmak için.

Savaş istedikleri için değil, savaşı ve katliamı durdurmak için.

Peki ne oldu?

Gazze, Rabia protestolarında bir tek cop kullanmayan polis, basın açıklamalarına bile biber gazı sıkmaya başladı. Tomalar, akrepler savaş olmasın diyenlere savaş açtı.

Bugün katliam dursun diye sokağa çıkanlara kurşun sıkıyor.