Kanada’lı altın şirketi ELDORADO GOLD’a bağlı TÜPRAG firmasının, İnayda’daki maden ocağında, “dünyada en barbar ve en ilkel sistem” olarak tanımlanan “yığın liç” yöntemiyle işletecek. İnay Köylüleri topraklarını kirlettikten sonra bırakıp kaçacak şirkete ve anayasadan gelen sağlıklı bir çevrede yaşam haklarını savunma mücadelesi veriyorlar.

Seslerini duyurmak için 31 Mayıs 2006 tarihinde Ankara’ya geldiler. Yüksel caddesinde basın açıklaması akabinde, köy halkının imzaların ve dileklerini TBMM’ne ve Cumhurbaşkanlığı’na ilettiler.

İnay Vicdan Hareketi Sözcüsü Tahsin KÖSE(Avukat) konu ile ilgili bir basın açıklaması yaptı:

BASIN AÇIKLAMASI

“Bizlere destek veren sevgili dostlar,değerli basın mensupları sizlere İnay köylülerinin selamını getirdik. İnay Vicdan Hareketi olarak, bize destek vermek için buraya gelen herkese “hoşgeldiniz “diyoruz....

AKP hükümeti ,ülkeye yabancı sermaye getireceğiz diye maden yasasını değiştirerek, gözleri paradan başka hiçbir şey görmeyen tekelci yabancı şirketlerin ülkemiz madenlerini talan etmesinin yasal zemini hazırladı, önlerindeki her türlü engeli Anayasayı ihlal ederek kaldırdı.Yürürlükte olan Maden Yasasına göre aklınıza gelen her yerde maden işletilebilecek artık.

Hepinizin bildiği gibi Kanadalı Eldorado şirketine bağlı Tüprag şirketi, Kışladağ’ ında açık siyanür liçi yöntemi ile altın çıkarmak istiyor . Kışladağ altın madeni 6 milyon m2 alan üzerinde. 130 milyon ton kaya çıkarılıp öğütülecek, 2 milyon m2 açık alana serilecek olan cevher, içme suyu adı altında madene götürülen 300 milyon m3 temiz yer altı suyu kullanılarak 70.000.ton siyanür ile yıkanacak.

17 yıl boyunca Kışladağ da bulunan 360 ton altın rezervinin 98 tonunu çıkarıp Kanada’ya götürecekler, değeri 6 milyar dolar olan 262 ton altın bir daha çıkarılamamak üzere atık içinde bırakılacak, çöpe gidecek. Bize ise 132 milyon tonu yıllarca zehirli asit üreten ve ağır metal içeren toplam 242 milyon ton atık ile 400 metre derinlikte ve 1 km çapında içersi siyanür ve ağır metal asitleri ile dolmuş bir zehir göleti kalacak.

Felaketin bir başka boyutu da bölgede su kaynaklarının kuruması olacak.
Çünkü madenin bulunduğu bölge yer altı suyu bakımından çok fakir. Madenin 17 yılda yeraltından 300 milyon metreküp su çekeceği, yer altı sularında azalma ve kuruma olacağı kendi ÇED raporlarında belirtiliyor. Bilim adamları ise 17 yıl geçmeden yer altı sularının kuruyacağını söylüyorlar. Ağır metallerle ve siyanür ile toprağın, havanın ve suyun zehirleneceğini söylüyorlar. Geliyorum diyen tehlikeyi düşünebiliyor musunuz?

Anayasanın 56.md.si diyor ki;
“herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.
Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların ödevidir.
Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamakla yükümlüdür.”

Danıştay 6.Dairesi 1997 yılında Bergama Ovacık altın madeni ile ilgili verdiği kararda “insan yaşamını etkileyeceği kesin olan siyanür liçi yöntemi ile altın madeni işletilmesinde kamu yararı yoktur. Anayasanın 56.md. sine aykırıdır” diyor .

HÜKÜMET İSE YARGI KARARINA UYMUYOR.

Oysa Anayasanın 138.md.sine göre yasama, yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır.

Mahkeme kararları Bergama’daki siyanür için farklı, Kışladağı’ndaki siyanür için farklı mı olacaktır? Soruyoruz; ÇED raporunun iptali için Manisa İdare Mahkemesinde iptal davası açılmış, sonuçlanma aşamasında iken, Danıştay kararı ortada iken alelacele Tüprag şirketine neden çalışma izni verilmiştir?

Bizler hükümete, milletvekillerine Uşak’ta sesimizi duyuramadık. Sesimizi duyurabilmek için Ankara ‘ya geldik.

Sesimizi duyun ! Milletvekillerine sesleniyoruz. Anayasaya bağlı kalacağınıza dair ettiğiniz yeminleri bir kez daha size hatırlatıyoruz. Sizlerden anayasal haklarını arayan, Anayasanın koruduğu haklarını kullanan İnay köylülerini duymanızı istiyoruz. Bizler Anayasanın 56.maddesi ile güvence altına alınan yaşam hakkı için 10.500 yöre insanının imzasını size getirdik. Biz bu ülkenin insanlarıyız.Bu insanların gidecek başka yeri yok.

Çünkü yapılacak olanın adı madencilik değildir. Açık havada yapılan bir kimyasal katliamdır. Siyanürcü şirket ve yandaşları Amerika’da, Kanada’da siyanür ile altın çıkarıldığını söylüyor. Oysa Amerika ve Kanada da yerleşim yerlerine yüzlerce km uzakta, üzerinde ot bile bitmeyen çöllerde siyanür ile altın çıkarılıyor. Çünkü Amerika ve Kanada da çöl dışında siyanür ile altın üretimi yasak. Avrupa Birliği sözleşmesi ile Avrupa’da siyanür liçi yöntemi ile altın üretimi yasak. Oysa Tüprag şirketinin Kışladağ altın madeni işletmesi için hazırladığı ÇED raporunda Nevada çölündeki altın üretimi esas alınmıştır. Yani ABD’ nin Nevada çölünde yaptığı deneme amaçlı atom bombası patlatmasına eş bir faaliyettir yapılmak istenen. Kışladağ’ında atom bombası patlatmaktır

Ülkemizde altın şirketlerinin elinde 650 ye yakın altın madeni ruhsatı bulunmaktadır. Bunun anlamı 650 madenin 300 km2 çevresinin aynı tehlike ile karşı karşıya olduğudur. Ülkemizde; yaşanacak toprak, soluyacak hava kalmayacağıdır. Altın şirketleri karlarına kar katarken ülke insanına her m2.si zehirlenmiş bir vatan toprağı kalacağıdır.

Ağır metaller ve siyanürün; toprağa, suya, havaya geçerek insan yaşamını ve doğayı yok edeceğidir. Kışladağ çevresinde yaşayan 40.000 insan ve gelecek nesillerin, yıllar boyunca başta kanser olmak üzere çeşitli hastalıklardan ölecekleridir.Çocukların sakat doğacağı gerçeğidir. İnay’ da Eşme’de bir daha altın başaklı buğdayın tarlalarda salınmayacağıdır.

İnay köylülerinin mücadelesi bir yaşam kavgasıdır. Hiçbir siyasi görüş ve partinin etkisinde, güdümünde değildir. İnay köylülerinin arkasında,yanında hiçbir vakıf, kurum veya çıkar grubu yoktur.

İnay ve çevre köylüleri felaketi gördükleri için siyanüre karşı çıkıyorlar. Yaşamak için siyanüre karşı çıkıyorlar. Bu uğurda siyanürcü şirket ve yandaşlarına karşı sadece kendileri için değil, tüm ülkemiz insanlarının geleceği için onurlu bir kavga veriyorlar. Direniyorlar.

İşte bu yüzden İnay köylüleri kefenlerini giydiler! Sesimizi duyun diye çanlarını çalıyorlar!

İnay köylüleri olarak diyoruz ki:

Sıranın size gelmesini beklemeyin! Bergama da başlayıp İnay’ da devam eden bu mücadele ülkemiz geleceğine sahip çıkma kavgasıdır. İşte bu yüzden tüm yurttaşlarımızı topraklarına, ülkesine sahip çıkmaya çağırıyoruz.

31.05.2006

İnay Vicdan Hareketi Sözcüsü
Tahsin KÖSE(Avukat)

 

DERGİ VE ARŞİV TARAMASI

Metalurji dergilerinin 121. sayısından itibaren yazıların tam metinlerinde arama yapabilirsiniz.

Metalurji Dergilerinde Arama:

Yasalar ve Yönetmelikler, Yönetim Organları, Genel Kurul Sonuç Bildirgeleri, Çalışma Raporları, Sektörel Raporlar, Basın Açıklamaları, Dergi Yazı Başlıkları, Kongre Kitap ve CD'leri, Sempozyumlar ve Kütüphanemizde bulunan kitap özetlerinden oluşan arşivimizde arama yapabilirsiniz.

Arşivde Arama:

 


TMMOB Metalurji ve Malzeme Mühendisleri Odası
Hatay Sok No: 10/9 Kızılay 06650 ANKARA
Tel: (312) - 425 41 60 ve 419 38 18 Faks: (312) - 418 93 43
E-Posta: Genel Merkez - İstanbul Şube -
İzmir Şube - Bursa Temsilciliği