Basın Açıklamaları

25 Kasım, 1960 yılında Dominik Cumhuriyeti’nde, özgürlük ve direnişin sembolü Minerva, Maria-Teresa, Patria Mirabal; adlı üç kız kardeşin sistem tarafından katledildiği tarihtir. Bugün aynı zamanda kadınların; savaşa, ırkçılığa, milliyetçiliğe, erkek egemen toplumsal şiddete karşı dayanışmayı ve isyanı yükselttiği onurlu tarihin yıldönümüdür.
Kadına yönelik şiddet; “Kamusal ve özel alanda gerçekleşen, kadınların fiziksel, cinsel, duygusal zarar görmesiyle sonuçlanan ya da sonuçlanması olası, her türlü cinsiyet temelli şiddet eylemi veya bu eylemin yapılacağına ilişkin tehdit ya da zorlama ve keyfi olarak özgürlüğün kısıtlanması şeklinde tanımlanmaktadır. Kadına yönelik şiddet sistemli bir şekilde bütün dünyada ve ülkemizde devam etmektedir.

Uzun yıllardır devam eden ama son bir yılda daha da derinleşen ekonomik kriz ve enflasyon , tüm halkımızın ve emeğiyle geçinen vatandaşlarımızın olduğu gibi meslektaşlarımızın da hayatlarını zorlaştırmaktadır. Emperyalistler arası nüfuz alanı kavgasının yansıması olan Rusya Ukrayna savaşının yarattığı global krizin etkisi ülkemizde yaşanan krizi daha da derinleştirmekte, siyasi iktidara da bahane üretme fırsatı vermektedir.
Kamu yatırımlarının özelleştirme adı altında yok edilmesi, ülkemizin yer altı ve yer üstü varlıklarının yağmalanması, rant hırsının bilim ve tekniğin önüne geçmesi, sermayenin ihtiyaçlarının halkın ihtiyaçlarının önünde tutulması nedeniyle gelir dağılımındaki adaletsizlik daha da artmakta, küçük bir azınlık servetini artırırken, ekonomik kriz geniş halk kitlelerini perişan etmektedir.

 

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın "TTB ve TMMOB yasalarının değiştirilmesine yönelik hazırlık yapıldığı" doğrultusundaki beyanlarına dair TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz tarafından 27 Ekim 2022 tarihinde basın açıklaması gerçekleştirildi.

YİNE AYNI SENARYO!

BİRLİĞİMİZİN SİYASAL İKTİDAR TARAFINDAN HEDEF GÖSTERİLMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ!


Türk Tabipleri Birliği’nin çağrısıyla aralarında TMMOB'nin de bulunduğu emek ve demokrasi güçleri, TTB Merkez Konseyi Başkanı Dr. Şebnem Korur Fincancı’nın kamuoyuna da yansıyan ve kendisine dönük çirkin saldırılar sonucu gözaltına alınması üzerine 26 Ekim 2022 günü TTB’de bir basın toplantısı düzenledi.

Basın toplantısına TTB Genel Sekreteri Dr. Vedat Bulut ve Merkez Konseyi üyesi Dr. Karer Yurtdaş ile Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Ankara Tabip Odası (ATO), Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Ankara Temsilciliği, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), İnsan Hakları Derneği (İHD), İnsan Hakları Ortak Platformu (İHOP) ve Mülkiyeliler Birliği temsilcileri katıldı.

Basın toplantısında kurum temsilcileri kısa sözler aldı. TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz açıklamada şöyle konuştu:

Amasra Taşkömürü İşletme Müessesesine bağlı yeraltı kömür ocağında meydana gelen “grizu patlaması" sonucunda yaşanan maden faciasına ilişkin TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz tarafından basın açıklaması yapıldı. 

 AMASRA'DA YÜREĞİMİZ BİR KEZ DAHA YANDI, SORUMLULAR HESAP VERSİN!

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı Türkiye Taşkömürü Kurumu’na ait Amasra Taşkömürü İşletme Müessesesine bağlı yeraltı kömür ocağında 14 Ekim 2022 tarihinde akşam saatlerinde, yüzeyin 350 metre altında meydana gelen “grizu patlaması” sonucunda resmi açıklamalara göre şu ana kadar 40 maden emekçisi hayatını kaybetmiştir.

Hayatını kaybeden arkadaşlarımızın acısını yüreğimizin en derinlerinde hissediyoruz. Yaşamını yitiren kardeşlerimize rahmet, yakınlarına sabır diliyoruz. Yaralı arkadaşlarımızın en kısa zamanda sağlıklarına kavuşmalarını temenni ediyoruz.

“Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız, o ülkede insanların nasıl öldüğünü bakın” derler.

10 EKİM'İ UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ!

10 Ekim 2015'te katledilen 103 arkadaşımızın bizlere en büyük emaneti olan emeği, demokrasiyi ve barışı savunmaya devam edeceğiz. 10 Ekim Katliamını unutmayacağız, unutturmayacağız!

 

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, 19 Eylül 1979 İş Bırakma Eylemi'nin 43. yıldönümü olan "Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günü" dolayısıyla bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

19 EYLÜL 1979 İŞ BIRAKMA EYLEMİNİ SELAMLIYORUZ

TMMOB MÜHENDİS, MİMAR VE ŞEHİR PLANCILARI DAYANIŞMA GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUN!

Ülkemizdeki mühendis, mimar ve şehir plancılarının mesleki ve demokratik mücadelesinin en görkemli dışavurumlarından biri olarak tarihe geçen 19 Eylül 1979 İş Bırakma Eylemini 43. Yılında bir kez daha coşkuyla selamlıyoruz!

19 Eylül’ün mirasını yaşatmak için ilan ettiğimiz TMMOB Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günümüz kutlu olsun!

Bundan tam 43 yıl önce meslektaşlarımızın yaşadığı hak kayıplarını ve ücret adaletsizliklerini protesto etmek için TMMOB’nin çağrısıyla gerçekleştirilen eylemde maden ocaklarından enerji santrallerine, fabrikalardan şantiyelere, kamu kurumlarından limanlara kadar pek çok iş yerinde üretim durdurulmuştur.

Asbest (amyant); dayanıklılık, esneklik, yalıtkan olma gibi çeşitli özellikleri nedeniyle endüstriyel kullanımı olan özellikle gemi, otomotiv ve inşaat sektöründe kullanılan lifli yapıda bir mineral olan asbest insan sağlığı açısından son derece zararlıdır. Özellikle söküm aşamasında Asbest Lifleri havaya saçılmakta ve solunum yolu ile insanları etkilemektedir. Asbest lifleri solunma süresine, asbest lifinin yapısına ve bireysel faktörlere bağlı olarak pek çok organda kansere neden olmaktadır.

Yıllardır bilinen bu gerçekler ışığında ülkemizde de 29.08.2010 tarih ve 27687 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Bazı Tehlikeli Maddelerin, Müstahzarların ve Eşyaların Üretimine, Piyasaya Arzına ve Kullanımına İlişkin Kısıtlamalar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile 31.12.2010 tarihi itibariyle asbest kullanımı tümüyle yasaklanmıştır.

Ne var ki geçmişte kullanılan asbestli malzemelerin söküm, bakım, onarım işleriyle mesleksel ve çevresel asbest maruziyeti devam etmektedir. Bu nedenle emperyalistler kendi ülkelerinde gemi söküm endüstrisini yasaklamışlardır. Dünyada gemi söküm işlemlerinin yüzde doksanı Bangladeş, Çin, Hindistan, Pakistan ve Türkiye'de yapılıyor.

Doğal kaynakların en önemli özelliği:

 ''Hiç bir topluluk, sınıf ya da katmanın emeği karşılığı üretilmemiş olması nedeniyle, hiç kimsenin sahiplenme hakkı iddia edemeyeceği ve dolayısıyla, tanımı gereği bu kaynakların tasarruf hakkının kamuda olmasıdır.''

Yani doğal kaynaklarımız, başta madenlerimiz olmak üzere, kamu adına devlet tarafından

işletilmeli, elde edilen gelir, yine kamu adına eşit olarak kamu alanında kullanılmalıdır. Türkiye'nin Metalurji sanayi yeri ve niteliği açısından genel hammadde ve dolayısıyla maden politikalarından ayrı düşünülemez. Dünya çelik  üretiminde yedinci sırada olduğumuz düşünüldüğünde doğal kaynakların metalurjinin temel girdisi olması kaçınılmazdır.

 

SİVAS KATLİAMINI UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ!

 
01.07.2022
 

2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas'ta yaşanan ve 35 kişinin hayatını kaybettiği katliamın 29. yıldönümünde TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz tarafından basın açıklaması gerçekleştirildi.

 

SİVAS KATLİAMINI UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ!

Gericiliğin ülkemizde gerçekleştirdiği en büyük katliamlardan birisi olan 2 Temmuz Sivas Katliamı’nda katledilen, aralarında çok değerli aydın ve sanatçının da bulunduğu yurttaşlarımızı sevgi ve saygı ile anıyoruz.

DERGİ VE ARŞİV TARAMASI

Metalurji dergilerinin 121. sayısından itibaren yazıların tam metinlerinde arama yapabilirsiniz.

Metalurji Dergilerinde Arama:

Yasalar ve Yönetmelikler, Yönetim Organları, Genel Kurul Sonuç Bildirgeleri, Çalışma Raporları, Sektörel Raporlar, Basın Açıklamaları, Dergi Yazı Başlıkları, Kongre Kitap ve CD'leri, Sempozyumlar ve Kütüphanemizde bulunan kitap özetlerinden oluşan arşivimizde arama yapabilirsiniz.

Arşivde Arama:

 


TMMOB Metalurji ve Malzeme Mühendisleri Odası
Hatay Sok No: 10/9 Kızılay 06420 ANKARA
Tel: (312) - 425 41 60 ve 419 38 18 Faks: (312) - 418 93 43
E-Posta: Genel Merkez - İstanbul Şube -
İzmir Şube - Bursa Temsilciliği