Basın Açıklamaları

Bugün 12 Eylül... Bir ülkeye, insanlığa yapılabilecek en kötülüğün, DARBE'nin yapıldığı gün...
Tüm düşüncelerin, fikirlerin üzerinden postalların, paletlerin geçtiği gün... Özgürlüklerin bittiği, insanların susturulduğu gün... Kayıpların, faili meçhullerin, işkence görenlerin, hayatlarını kaybedenlerin "neden ?", "nerede ?", "ne zaman ?", "kim ?" tarafından sorularına hala cevap verilmediği gün...
"12 Eylül ile hesaplaşacağız" diyen hükümet yetkililerinin 12 Eylül nimetlerinden faydalandığı gün... Bugün bu ülkenin 45 yıllık karabasanının başladığı en kara günü...
12 Eylül, bir anlamda işçi sınıfı ve emekçi halkın örgütlü mücadelesine karşı sermayenin verdiği sistematik yanıttı. Sendikal hakları budadı, grev hakkını ortadan kaldırdı, neoliberal düzenin temellerini attı.
TMMOB ve meslek odaları olarak, 12 Eylül'ün en ağır hedeflerinden biri olduk. Bugün de bilimsel düşünceyi ve özerkliğimizi koruma mücadelesi veriyoruz.
12 Eylül darbesinin 45. yılında;
Bir kez daha geçmişte olduğu gibi bugünde darbelere, tek adam yönetimlerine, faşizm ve gericiliğin her türlüsüne karşı kararlılıkla durmaya ve hayır demeye devam ediyoruz.
Demokrasi, özgürlük, barış, hukuk ve adalet mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğimizi bir kez daha dile getiriyoruz.
Unutmayacağız, unutturmayacağız!
Saygılarımızla
TMMOB METALURJİ VE MALZEME MÜHENDİSLERİ ODASI
Bergama Ovacık Altın Madeni’nden sonra çevresel riskleri açısından ülke gündeminde en çok yer alan altın madenlerinden biri de Kışladağ Altın Madeni olmuştur. Kışladağ Altın Madeni ile ilgili 25 yıl öncesinden dile getirdiğimiz sakıncalardan en önemlilerden biri de yöredeki su varlıkları üzerinde yaratacağı olumsuz etkilerdir.
2004 yılındaki ÇED kararı ve sonraki aşamalarda verilen kapasite artışı ÇED kararları ve diğer idari izinlerle ilgili davalarda yeraltı suları ile ilgili hesaplama ve kurum görüşlerine defalarca tarafımızdan itiraz edilmiştir.
Siyanürlü altın madenciliğinin çevre ve insan sağlığı üzerinde yaratacağı riskler, Bergama ile ilgili Danıştay’ın 1997 yılında verdiği kararla net bir biçimde ortaya konulmuş idi. Bu tarihten sonra ülkemizde siyanürlü altın madenciliğinin yasaklanması gerekirken, Maden Kanunu değişiklikleri başta olmak üzere şirketler lehine yeni hukuksal düzenlemeler hız kazanmıştır. İliç’te olduğu gibi siyanürlü altın madenciliğinin yarattığı tehlikelerle ancak felaketler yaşandığında yüzleşilmektedir.
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, 22 Ağustos 2025 tarihinde "Şeriat Hukuku Çağrılarına Hayır! Aklın ve Bilimin Egemen Olduğu Laik ve Demokratik Bir Ülke İstiyoruz!" başlıklı bir basın açıklaması yaptı.
ŞERİAT HUKUKU ÇAĞRILARINA HAYIR!
AKLIN VE BİLİMİN EGEMEN OLDUĞU LAİK VE DEMOKRATİK BİR ÜLKE İSTİYORUZ!
Geçtiğimiz hafta Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayınlanan Cuma Hutbesinde bir kez daha kadınlar hedef alınarak eşit miras hakkına bir saldırı başlatılmıştır. Verilen hutbede açıkça “Karşılıklı rıza olmadan Yüce Rabbimizin koyduğu miras ölçüsünü değiştirmek ilahî adalete aykırıdır" ifadeleriyle kız çocuklarının mirastan mahrum bırakılmasını, "hakka razı olmaması" halini ise kul hakkı olarak tanımlanmıştır.

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, son günlerde detayları ortaya çıkan sahte diploma soruşturması üzerine 6 Ağustos 2025 tarihinde bir basın açıklaması yaptı.
SADECE BİR SAHTECİLİK DEĞİL, BİR UTANÇ TABLOSU
Ortak geleceğimizi ve kamu idaresine olan güveni dinamitleyen sahte diploma skandalı, Cumhuriyet tarihinin en vahim sahtecilik vakalarından biri olarak karşımızda durmaktadır. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma, üst düzey kamu yöneticilerinin e-imzalarının dahi kopyalanabildiğini ve bu yolla sahte diploma ve belgeler düzenlendiğini ortaya koymuştur.
DİSK, KESK, TMMOB, TTB 19 Haziran 2025 tarihinde "Torba Yasa Değil, Torba Talan! Yaşamı Hedef Alan Bu Yasa Derhal Geri Çekilmelidir!" başlıklı bir basın açıklaması yaptı.
AKP iktidarı, bir kez daha sermayenin çıkarları uğruna doğayı, emeği, tarımı, köylüyü, halk sağlığını ve kamusal denetimi hedef alan bir yasa tasarısı ile karşımızda!
13 Haziran 2025’te Meclis’e sunulan ve 19 Haziran’da jet hızıyla komisyondan geçirilmek istenen "Bazı Kanunlarde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi", doğrudan doğruya bir talan ve gasp yasasıdır.
Adı “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” olan bu teklif aslında; tek bir torba ile Maden Kanunu’nu, Zeytincilik Kanunu’nu, Mera Kanunu’nu, Orman ve Çevre kanunlarını, Elektrik ve Enerji Piyasası Düzenlemeleri’ni birer birer hükümsüz kılmayı ve tüm planlama yetkisini toplumun faydasından çok şirketlerin çıkarlarını gözeten merkezi otoriteye devretmeyi hedeflemektedir.
Hazırlık süreci kapalı kapılar ardında; halktan, meslek örgütlerinden, bilim insanlarından, doğrudan etkilenecek milyonlardan gizlenerek yürütülmüştür. Ne bir kamuoyu istişaresi yapılmış ne bir uzman görüşü alınmıştır. Meslek kuruluşlarının, sendikaların, bilim insanlarının dışlandığı bir yasa süreci, halkın değil sermayenin çıkarlarını korur. Bu keyfilik, Anayasa'nın eşitlik ve katılımcılık ilkeleriyle açıkça çelişmektedir. Bu da bize açıkça göstermektedir ki yasa, şirketler için, şirketlerle birlikte yazılmıştır.
Bu yasa teklifi doğaya, emeğe, halk sağlığına, meslek etiğine ve kamusal haklara yönelik kapsamlı bir saldırıdır. Çünkü;
Zeytinlikler maden şirketlerine,
Meralar enerji projelerine,
Ormanlar özel sermayeye,
Köylünün, emekçinin geçim kaynakları ise belirsizliğe açılmaktadır.

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, Gezi Direnişinin 12. yıldönümü dolayısıyla 30 Mayıs 2025 tarihinde bir basın açıklaması yaptı.
GEZİ DİRENİŞİ 12. YILINDA!
UMUDU VE DİRENİŞİ SAVUNUYORUZ!
Ülkemizin en görkemli halk hareketlerinden biri olan Gezi Direnişi’nin üstünden tam 12 yıl geçti.
12 yıl önce, kentlerimizi, doğamızı, yaşam alanlarımızı korumak için milyonlarca yurttaşımız meydanlarda bir aradaydı. Gezi Direnişi, bir parkı savunmanın ötesinde; baskıya, rant politikalarına ve antidemokratik uygulamalara karşı umudun, direnişin bir simgesi oldu.
Yan yana gelmenin sevincinin, kalabalıkların gücünün, yaratıcılığın heyecanının, dayanışmanın güzelliğinin, bir arada yaşamanın adı oldu.
İçinde taşıdığı olanca umut, sevinç ve acıyla yakın tarihimizin en coşkulu, en kitlesel, en yaratıcı toplumsal hareketi olan Gezi Direnişi’ni on ikinci yılını bir kez daha selamlıyoruz!
TMMOB Metalurji ve Malzeme Mühendisleri Odası olarak Sinop nükleer güç santrali projesi için verilen ÇED olumlu kararının iptali istemiyle Samsun 3.İdare Mahkemesi’nde görülen davanın keşif-bilirkişi incelemesine katıldık.
HALKIN DEMOKRATİK İRADESİNE İPOTEK KONULAMAZ! KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA YA HEP BERABER YA HİÇ BİRİMİZ!
TMMOB ve bağlı Odaları, 19 Mart 2025 tarihinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ve Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na yönelik operasyonlara ilişkin "HALKIN DEMOKRATİK İRADESİNE İPOTEK KONULAMAZ! KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA YA HEP BERABER YA HİÇ BİRİMİZ!" başlıklı ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
HALKIN DEMOKRATİK İRADESİNE İPOTEK KONULAMAZ!
KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA YA HEP BERABER YA HİÇ BİRİMİZ!
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile ilgili son gelişmeler benzerlerine ancak darbe koşullarında yaşanan bir düzeye erişmiştir.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü, dünyanın dört bir yanında kadınların eşitlik, özgürlük ve adalet taleplerini haykırdığı, dayanışmayı büyüttüğü ve mücadeleyi yükselttiği bir gündür. 1857’de New York’ta tekstil işçisi kadınların daha iyi çalışma koşulları için verdikleri mücadeleyle başlayan bu süreç, kadın haklarının kazanılması için verilen uzun soluklu bir direnişin sembolü hâline gelmiştir. Kadınların eşit haklara ulaşma mücadelesi yalnızca geçmişin değil, bugünün ve geleceğin de meselesidir. Kadınlar, sanayiden akademiye, mühendislikten siyasete kadar her alanda var olma mücadelesi vermekte, ancak hâlâ cam tavanlarla, ücret eşitsizliğiyle, cinsiyetçi ayrımcılıklarla karşılaşmaktadır. Kadınların eğitim ve mesleki gelişim alanındaki önündeki engellerin kaldırılması, toplumun her kesimini ilgilendiren temel bir sorumluluktur.
TMMOB 3 Mart İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü dolayısıyla, TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz bir basın açıklaması yaptı.
Bugün 3 Mart 2025, 1992 yılında Zonguldak Kozlu’daki kömür madeni ocağında grizu patlaması sonucu 263 maden emekçisini kaybettiğimiz katliamın 33. yılı.














